Kişisel Bilgiler / Özgeçmiş

Ana Sayfa >>

Kişisel Bilgiler >>
    Özgeçmiş
    Yüksek Lisans
    Doktora
    Yayınlar
    Atıflar
    Tasarılar (Projeler)
    Bilimsel Toplantılar
    Görevler
    Ölçme Araçları
    Dersler
    Görseller
    Dil Çalışmalarım
    İletişim

Fizik/Fizik Eğitimi >>
    Fizik Laboratuvarı
    Fizik Eğitimi Belgeleri
    Kavram Yanılgıları
    Bilim adamları
    Nobel Fizik Ödülleri
    Fiziksel Değişmezler
    Fiziksel Nicelikler
    Öğeler Çizelgesi
    Zaman-Uzunluk-Kütle
    Günlük Yaşamdaki Fizik
    Biliyor Muydunuz?

Duyurular >>

Diğer >>
    Bilgisayar
    Bilgi Yarışması
    Sormacalar
    Yararlı Bilgiler
    Güncel Bilgiler



TEZLER

  1. Yüksek Lisans Tezi: Kızılcık, H. Ş. (2004). Fizik Öğretiminde Kullanılan Yazılı Ölçme Türlerinin İtme-Momentum Konusu İçin Karşılaştırılması. Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi. Ankara: Gazi Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü.
    - Ayrıntıları Gizle

    Özet: Bu çalışma, aynı hedef ve davranışlara yönelik olarak hazırlanmış, fizik eğitiminde kullanılan yazılı ölçme türlerinden objektif ölçme türü olarak bilinen, çoktan seçmeli test, kısa cevaplı test ve doğru-yanlış tipi testleri itme ve momentum konusu için karşılaştırmayı, aralarında anlamlı bir ilişkinin olup olmadığını tespit etmeyi amaçlamıştır. Aynı hedef ve davranışlara yönelik üç farklı türdeki ölçme araçları, Keçiören Kalaba Lisesi 10 Fen C sınıfında öğrenim gören 32 öğrenciye 2003-2004 Eğitim-Öğretim Yılı, II. döneminde uygulanmıştır. Araştırmanın sonucunda;
    İtme ve momentum konusu için uygulanan kısa cevaplı test ile çoktan seçmeli test arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur.
    İtme ve momentum konusu için uygulanan kısa cevaplı test ile doğru-yanlış tipi test arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır.
    İtme ve momentum konusu için uygulanan çoktan seçmeli test ile doğru-yanlış tipi test arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur.
    İtme ve momentum konusu için uygulanan kısa cevaplı test, çoktan seçmeli test ve doğru-yanlış tipi test ile öğrencilerin okullarında almış oldukları fizik dersi başarı notları arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır.

    Tez No: 144989
    Tez Danışmanı: Prof. Dr. Mustafa TAN
    Sayfa Sayısı: 121

    [Özet ve Tam metin]

  2. Doktora Tezi: Kızılcık, H. Ş. (2012). Probleme Dayalı Öğrenme Sürecinde Isı ve Sıcaklık Kavramlarının Gelişimi Üzerine Bir Durum Çalışması. Yayımlanmamış Doktora Tezi. Ankara: Gazi Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü.
    - Ayrıntıları Gizle

    Özet: Bu çalışmanın amacı, öğrencilerin öğrenme süreçlerinde kavramakta güçlük çektikleri ısı ve sıcaklığa ilişkin temel kavramların ve bu kavramlar arası ilişkilerin Probleme Dayalı Öğrenme (PDÖ) sürecindeki değişiminin nasıl gerçekleştiğini incelemektir. Bu amaçla; ısı, sıcaklık ve iç enerji kavramları incelenmek üzere seçilmiştir. Isı aktarımı, hal değiştirme ve genleşme olayları da örnek olarak ele alınmıştır.
    Araştırma, lisans eğitimi sırasında Termodinamik dersi almamış Gazi Eğitim Fakültesi Fizik Öğretmenliği ikinci sınıf öğrencilerinden amaçlı olarak seçilmiş 13 gönüllü katılımcı ile gerçekleştirilmiştir. Katılımcılardan elde edilen veriler, nicel ve nitel tekniklerden yararlanarak çözümlenmiştir. Süreç başında ve sonunda çoktan seçmeli kavramsal test uygulanmıştır. Ayrıca süreç de öğrenciler tarafından kendilerine verilen çeşitli formlarla değerlendirilmiştir. Beş hafta boyunca her hafta öğrencilerden altısı ile kavramlar ve olaylar üzerine yarı yapılandırılmış görüşme yapılmıştır. Bu öğrencilerden biri ile yapılan görüşmeler ayrıntılı olarak incelenmiştir. Analizde üçgenleme yapılmıştır. Verilerin analizinde nicel veriler için betimsel istatistikler, nitel veriler için ise betimsel analiz ve içerik analizi yapılarak gömülü kuramın teknikleri kullanılmıştır.
    Gömülü kuram yardımıyla katılımcının düşünceleri arasındaki ilişkiler ortaya çıkarılmıştır. Böylelikle öğrencinin öğrenme süreci betimlenmiştir. Araştırma bulguları, ısı kavramının iç enerjiyi de kapsayacak biçimde tanımlandığını göstermiştir. İç enerji kavramının öğrenilmesine ısı kavramı engel olmaktadır. Isı aktarım yollarından ışıma en az bilinendir. Sıcaklık kavramı en iyi algılanan ama tanımlanamayan bir kavramdır. Ayrıca, PD֒nün kavramsal değişime olumlu katkıları olduğu görülmüştür. PD֒nün duyuşsal etkileri olumludur.

    Tez No: 310996
    Tez Danışmanı: Prof. Dr. Mustafa TAN
    Sayfa Sayısı: 482

    [Özet ve Tam metin]

KİTAPLAR

  1. Kızılcık, H. Ş. (2014). Genel Fizik III. İçinde Ünsal, Y. & İngeç, Ş. K. (Ed.), 1. Bölüm: Maddenin Isıl Özellikleri. (s.1-29). Ankara: Pegem Akademi Yayınları. ISBN: 978-605-364-906-9
    - Ayrıntıları Gizle

    Editörler: Yasin Ünsal, Şebnem Kandil İngeç
    Yazarlar: Hasan Şahin Kızılcık, Tuncay Özsevgeç, Yasin Ünsal, Aynur Özcan Tatar, Burak Kağan Temiz, Şebnem Kandil İngeç, Hüseyin Küçüközer, Pervin Ünlü Yavaş
    Yayınevi: Pegem Akademi Yayıncılık
    ISBN: 978-605-364-906-9
    Baskı Sayısı: 1. Baskı
    Basım Tarihi: 01.11.2014
    Baskı Yeri: Ankara
    Sayfa Sayısı: 312
    Boyutlar: 16x24 cm
    Kapak:
    Katalog: Genel Fizik III

BİLİMSEL HAKEMLİ DERGİLERDE YAYINLANAN MAKALELER

  1. Kızılcık, H. Ş., Temiz, B. K., Tan, M. & İngeç, Ş. K. (2007). Sözel Bölüm Öğretmen Adaylarının Fen Bilimlerine, Fen Eğitimine ve Teknolojiye Karşı Tutumlarının Araştırılması. Eğitim ve Bilim - Education and Science. 32(146), Ekim/October 2007, 80-88.
    - Ayrıntıları Gizle

    Özet: Bu çalışma, Gazi Üniversitesi’nde sözel bölüm öğretmen yetiştirme programlarında eğitim görmekte olan Tarih Öğretmenliği ve Büro Yönetimi Öğretmenliği Bölümü öğrencilerinden oluşan iki gruptan seçilmiş, 98 öğretmen adayının katılımı ile 2003–2004 güz döneminde gerçekleştirilmiştir. Yapılan bu araştırma ile gelecekte toplumu eğitmekle görevlendirilecek öğretmen adaylarının önemli bir kısmını oluşturan sözel bölüm öğretmen adaylarının, fen bilimlerine, fen eğitimine ve teknolojiye karşı tutumlarının tespit edilmesi, önyargılarının ve bilgi eksikliklerinin olup olmadığının açığa çıkarılması ve fene ne kadar önem verdiklerinin anlaşılması amaçlanmaktadır. Araştırmada kullanılan veri toplama aracı, beşli likert tipi 45 maddeden oluşmaktadır. Sonuçlar göstermiştir ki araştırmaya katılanlar, fen bilimlerinin doğasını, önemini, bireye ve topluma kazandırdıklarını yeterince bilmemektedir. Gruplarda teknoloji bilinci oluşmuş olmasına rağmen, fen bilimleriyle bağlantısının kurulamadığı tespit edilmiştir.

    [Dizinleme: Social Sciences Citation Index (SSCI), Scopus, EBSCO Education Source, TÜBİTAK ULAKBİM Sosyal Bilimler Veritabanı]
    ISSN: 1300-1337

    WOS: 000258884000007

    PDF

  2. Kızılcık, H. Ş. & Tan M. (2007). Fizik Öğretiminde Kullanılan Yazılı Ölçme Türlerinin İtme-Momentum Konusu İçin Karşılaştırılması. GÜ Gazi Eğitim Fakültesi Dergisi. Cilt 27, Sayı 2, 109-122.
    - Ayrıntıları Gizle

    Özet: Bu çalışma, aynı hedef ve davranışlara yönelik olarak hazırlanmış, fizik eğitiminde kullanılan yazılı ölçme türlerinden objektif ölçme türü olarak bilinen, çoktan seçmeli test, kısa cevaplı test ve doğru-yanlış tipi testleri itme ve momentum konusu için karşılaştırmayı, aralarında anlamlı bir ilişkinin olup olmadığını tespit etmeyi amaçlamıştır. Aynı hedef ve davranışlara yönelik üç farklı türdeki ölçme aracı, Keçiören Kalaba Lisesi 10 Fen C sınıfında öğrenim gören 32 öğrenciye 2003-2004 Eğitim-Öğretim Yılı, II. döneminde uygulanmıştır. Araştırmanın sonucunda; İtme ve momentum konusu için uygulanan kısa cevaplı test ile çoktan seçmeli test arasında ve çoktan seçmeli test ile doğru-yanlış tipi test arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Uygulanan kısa cevaplı test ile doğru-yanlış tipi test arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. İtme ve momentum konusu için uygulanan kısa cevaplı test, çoktan seçmeli test ve doğru-yanlış tipi test ile öğrencilerin okullarında almış oldukları fizik dersi başarı notları arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır.

    [Dizinleme: ISI Web of Science (Zoological Record), Index Copernicus, Ulakbim Sosyal ve Beşeri Bilimler Veritabanı, Türk Eğitim İndeksi (TEİ)]
    ISSN: 1301-9058

    PDF

  3. Kızılcık, H. Ş. & Güneş, B. (2011). Düzgün Dairesel Hareket Konusunda Üç Aşamalı Kavram Yanılgısı Testi Geliştirilmesi. Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi (H. U. Journal of Education). 41, 278-292.
    - Ayrıntıları Gizle

    Özet: Bu araştırma, öğrencilerin düzgün dairesel hareket konusunda kavram yanılgılarına sahip olup olmadıklarını ve sahip oldukları kavram yanılgılarının ne derecede olduğunu tespit etmek için bir test geliştirmeyi amaçlamaktadır. Geliştirilen test, yedi maddeden ve üç-aşamalı olarak hazırlanmıştır. Testin ikinci aşaması, birinci maddede verilen cevabın nedeninin istendiği çoktan seçmeli ve muhtemel kavram yanılgılarını da içeren niteliktedir. Bu aşamada, seçenekler önceden 10 öğrenci ile yapılan yarı yapılandırılmış mülakat sonucunda belirlenmiştir ve açık uçlu bir seçenek de bırakılmıştır. Testin KR–20 güvenilirlik katsayısı 68 öğrencinin katıldığı bir pilot uygulama ile hesaplanarak 0.68 olarak bulunmuştur. Test, 2005–2006 Eğitim-Öğretim yılında Gazi Eğitim Fakültesi’nde, çeşitli anabilim dallarında öğrenim gören toplam 286 öğretmen adayına uygulanmıştır. Sonuç olarak, önceden tahmin edilen kavram yanılgılarının öğrencilerde çeşitli oranlarda var olduğu görülmüştür. Öğrencilerde en fazla dairesel hareket esnasında hız ve kuvvet konularında kavram yanılgıları olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca öğrencilerin, dairesel hareket ile merkezcil kuvvet arasında neden-sonuç ilişkisi kurmakta yanıldıkları görülmüştür.

    [Dizinleme: Social Sciences Citation Index (SSCI), Scopus, Ulakbim Sosyal ve Beşeri Bilimler Veritabanı, The Asian Education Index]
    ISSN: 1300-5340

    WOS: 000298904800024

    PDF

  4. Kızılcık, H. Ş. & Tan, M. (2011). İtme ve Momentum Konusunda Çoktan Seçmeli Bir Test Geliştirilmesi. Kastamonu Eğitim Dergisi. Ocak, Cilt 19, No: 1, 185-198.
    - Ayrıntıları Gizle

    Özet: Bu çalışma, itme ve momentum konusuyla ilgili olarak temel kazanımları tespit ederek, bu kazanımlara yönelik olarak çoktan seçmeli bir ölçme aracı geliştirmeyi amaçlamıştır. Bu ölçme aracından yararlanarak, öğrencilerin itme ve momentum konusunda, temel kazanımları edinme düzeyleri belirlenmiştir. İlgili ölçme aracı, Ankara ilindeki 143 genel lise 2. sınıf öğrencisinin katılımıyla elde edilmiştir. Ölçme aracı, 21 test maddesinden oluşan bir çoktan seçmli test olarak geliştirilmiştir. Sonuç olarak, öğrencilerin momentumun ve korunumunun kavramsal olarak anlamayı hedefleyen temel kazanımları edinme düzeylerinin yeterli olmadığı tespit edilmiştir.

    [Dizinleme: EBSCO, Ulakbim Sosyal ve Beşeri Bilimler Veritabanı, SOBİAD, Arastirmax]
    ISSN: 1300-8811

    PDF

  5. Kızılcık, H. Ş. (2013). Öğretmen Adaylarının Bazı Eş Anlamlı Fizik Terimleri Arasındaki Tercihlerinin Kavramsal Algılamayla İlişkisi. Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi (H. U. Journal of Education). 28(3), 266-278.
    - Ayrıntıları Gizle

    Özet: Bu çalışmada, fizik öğretmeni adaylarının, alternatifi olan bazı eş anlamlı fizik terimleri arasındaki tercihleri ve bu tercihin kavramsal algılamayla ilişkisi araştırılmıştır. Çalışmada örneklem grubu olarak Fizik Öğretmenliği Anabilim Dalı üçüncü, dördüncü, beşinci sınıf ve artık yıl öğretmen adaylarından oluşan gruplar yer almıştır. Araştırmada üç farklı uygulama yapılmıştır. Öğretmen adaylarının kendilerine farklı zamanlarda verilen ve birbirinin alternatifi olan yerli ve yabancı kökenli terimleri nasıl algıladıklarını ortaya koymayı amaçlayan ilk iki uygulamada elde edilen bu sonuçların, bu terim çiftlerinden hangilerini kullanmayı tercih ettiklerini belirlemeyi amaçlayan üçüncü uygulamayla uyumlu olup olmadığı korelâsyon analiziyle yoklanmıştır. Sonuç olarak; öğretmen adaylarının terim tercihlerinin genelde, o terimi üst düzeyde tanımlama ya da doğru bir eş anlamla karşılama becerisinden bağımsız olduğu ve tercihlerinin Türkçe kökenli sözcükler yönünde olduğu ortaya konulmuştur. Ek olarak, Türkçe kökenli sözcükler için yabancı kökenlilere göre daha üst düzey yanıtlar alınmaktadır.

    [Dizinleme: Social Sciences Citation Index (SSCI), ERIC, EBSCO, Index Copernicus, NewJour: The New Journal and Newsletters, The Asian Education Index, Ulakbim Sosyal Bilimler Veritabanı, Ulrich’s Periodicals Directory]
    ISSN: 1300-5340

    WOS: 000331662700020

    PDF

  6. Kızılcık, H. Ş., Damlı, V. & Ünsal, Y. (2014). Physics in Movies: Awareness Levels of Teacher Candidates. Eurasia Journal of Mathematics, Science & Technology Education. 10(6), 681-690.
    - Ayrıntıları Gizle

    Abstract: The aim of this study is to draw attention to the informal education aspect of the movies shown and to determine the awareness levels about physics in movies of a small group composed of university students. That is an evaluation had been made among the films dealing explicitly with the basic content of physics, except for science fiction movies, and two films that attracted great attention in the process notation were chosen. In this study, the sample group was composed of six students who continue physics education at university and have high academic success levels. At the beginning of the sessions, the group had been informed about the aim and process of the study. The movies, which were watched by researchers and scientifically mistaken scenes had been determined beforehand, were then watched in two different sessions together with the student group. In each session, students were made to discuss the scenes dealing with physics and whether they were consistent or contrary to physics rules. The scenes in question were stopped upon the demands of students, the time interval of the scene was noted, and the discussions were recorded by a voice recorder. The researchers did not intervene in the discussions directly, but only canalised students to make the discussions deeper when needed. Through this study, it was realised that the awareness level about physics in movies of the students was quite high. This study is highly important in stressing the informal education mission of the movies and students' critical questioning of the scientific correctness in the films. This result points out that while writing a scenario, scriptwriters should take a serious academic consultancy service.

    [Dizinleme: Social Sciences Citation Index (SSCI), ERIC, Scopus, EdNA Online Database, Index Copernicus, ROAD, Education Research Index, Google Scholar, Higher Education Teaching and Learning Journals, Higher Education Research Data Collection, JournalSeek, MathDi, PsycINFO, TOC Premier Database, Ulrich's Periodicals Directory, ZDB, Web of Science]
    ISSN: 1305-8215

    WOS: 000352005600016
    DOI: http://doi.org/10.12973/eurasia.2014.1228a

    PDF

  7. Kızılcık, H. Ş., Önder Çelikkanlı, N. & Güneş, B. (2015). Fizik Öğretmen Adaylarının Düzgün Çembersel Hareket Konusundaki Kavram Yanılgılarının Zaman İçinde Değişimi. Necatibey Eğitim Fakültesi Elektronik Fen ve Matematik Eğitimi Dergisi (NEF-EFMED). Cilt 9, Sayı 1, Haziran, 205-223.
    - Ayrıntıları Gizle

    Özet: Bu çalışmanın amacı, fizik öğretmen adaylarının lisans eğitimi sırasında düzgün çembersel hareket konusundaki kavram yanılgılarının zaman içerisindeki olası değişimlerini ve bu değişimlerin nedenlerini incelemektir‡. Bu amaçla, düzgün çembersel hareket konusunda Kızılcık & Güneş (2011) tarafından geliştirilen üç aşamalı kavram yanılgısı testinden yararlanılmıştır. Bu test, 10 farklı kavram yanılgısını ölçmeyi amaçlamaktadır. Söz konusu ölçme aracı, 2009-2010 eğitim öğretim yılında birinci, ikinci ve üçüncü sınıfta okumakta olan ve fizik öğretmenliğinde eğitimini sürdüren öğrencilere uygulanmıştı. Bu çalışma kapsamında, kavram yanılgılarındaki olası değişimleri belirlemek amacıyla, bu ölçme aracı; 2011-2012 eğitim öğretim yılında üçüncü, dördüncü ve beşinci sınıftayken daha önce uygulama yapılan aynı öğrencilere tekrar uygulanmıştır. İki yıl arayla aynı öğrencilerden alınan test verileri karşılaştırılmıştır. Araştırmada, ele alınan 10 kavram yanılgısına tüm öğrenciler dikkate alınarak genel sonuçlara bakıldığında; altısının frekansında azalma görülürken, ikisinde artış gözlenmiş, ikisinde ise değişim gözlenmemiştir. Sınıf bazında bakıldığında ise birinci sınıftan üçüncü sınıfa geçen öğrencilerin dört, ikinci sınıftan dördüncü sınıfa geçen öğrencilerin bir ve üçüncü sınıftan beşinci sınıfa geçen öğrencilerin ise beş kavram yanılgısında betimsel olarak artış görülmüştür. Buna karşın bazı kavram yanılgılarının da zamanla azaldığı, bazılarınınsa değişmediği görülmüştür. Bu değişimlerin olası nedenleri öğrencilerden bazılarıyla yapılan görüşmelerle araştırılmıştır.

    [Dizinleme: Ulakbim Sosyal ve Beşeri Bilimler Veritabanı, IndexCopernicus, EBSCO, AERA Special Interest Group, Asian Education Index, ASOS, Educational Network for Australia (Edna), Genamics JournalSeek]
    ISSN: 1307-6086

    DOI: http://doi.org/10.17522/nefefmed.41287

    PDF

  8. Ünlü Yavaş, P. & Kızılcık, H. Ş. (2016). Pre-Service Physics Teachers' Difficulties in Understanding Special Relativity Topics. European Journal of Physics Education, Volume 7, Issue 1, 13-24.
    - Ayrıntıları Gizle

    Abstract: The aim of this study is to identify the reasons why pre-service physics teachers have difficulties related to special relativity topics. In this study conducted with 25 pre-service physics teachers, the case study method, which is a qualitative research method, was used. Interviews were held with the participants about their reasons for difficulties in understanding special relativity topics. We used content analysis with the interview data and created eight categories. By doing so, we tried to identify the causes of difficulties experienced by the participants. As a result, it can be said that students are biased against relativity subjects and consider them to be difficult. Although the students found the subject interesting, problems such as mathematical difficulties, problems related to determining the reference system and transition from classical physics to relativistic physics made the learning process difficult for them. Additionally, we identified positive and negative opinions about the teaching method.

    [Dizinleme: ERIC, EBSCO, ProQuest, Index Copernicus, DOAJ, NewJour, AERA Directory of Open Access Scholarly Journals in Education, Ulrich's Serials, WCSU Library, Google Scholar, Biblioteca GCC-IBT UNAM Library, ASOS Index, Cabell's Directory, The libraries of Paris Ouest Nanterre La Défense, the EZB, DRJI, Beardslee Library Catalog, JournalTOCs, University of Saskatchewan, Indiana University Library DRJI, Universal Impact Factor]
    ISSN: 1309-7202

    DOI: http://doi.org/10.20308/ejpe.35814

    PDF

  9. Temiz, B. K. & Kızılcık, H. Ş. (2016). Sürtünmeli Eğik Düzlemde Hareketin Dinamiğine İlişkin Öğrenci Düşünceleri. Eğitim ve Toplum Araştırmaları Dergisi, 3(2), 15-30.
    - Ayrıntıları Gizle

    Özet: Bu araştırma lise ikinci sınıf öğrencilerinin sürtünmeli eğik düzlemde hareketin dinamiğine ilişkin görüşlerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Bu amaçla veri toplamak için iki bölümden oluşan açık uçlu Sürtünmeli Eğik Düzlemde Hareket Testi (SEDHT) geliştirilmiştir. Birinci bölümde, sürtünmeli eğik düzlem ve üzerinde bulunan bir cisminden oluşan sistemde yapılan bazı değişikliklerin cismin hareketini nasıl etkileyebileceği konusunda görüşleri alınmıştır. İkinci bölümdeyse, sistemin serbest cisim diyagramını çizmeleri istenilmiş, cismin hareketine hangi kuvvetlerin neden olduğu veya engel olduğu sorulmuştur. Araştırma, Ankara merkezde iki liseden toplam 108 öğrencinin katılımıyla gerçekleşmiştir. Araştırmanın sonucunda; öğrencilerin büyük çoğunluğunun, sürtünmeli eğik düzlemin üzerindeki bir cismin; konumu ve kütlesi gibi olaya etkisi olmayan değişkenlerin, cismin hareketine bir etkisi olduğunu düşündükleri; öğrencilerin çizdiği serbest cisim diyagramlarının büyük çoğunluğunda, hareketin temelinde yatan kuvvetlerin hiç gösterilmediği veya hatalı gösterildiği, ortamda var olmayan kuvvetlerin varmış gibi çizilerek sisteme dışarıdan kuvvetler eklendiği, çizimlerde gösterilen kuvvetlerden, harekete neden olan veya engel olan kuvvetleri olması gerekenden farklı düşündükleri belirlenmiştir.

    [Dizinleme: SOBİAD, Journal Factor, Academic Keys, Arastirmax, Sindex, DRJI]
    ISSN: 2458-9624

    PDF

  10. Kızılcık, H. Ş. & Ünlü Yavaş, P. (2017). Pre-Service Physics Teachers’ Opinions about the Difficulties in Understanding Introductory Quantum Physics Topics. Journal of Education and Training Studies, Vol. 5, No. 1, January, 101-109.
    - Ayrıntıları Gizle

    Abstract: The aim of this study is to identify the opinions of pre-service physics teachers about the difficulties in introductory quantum physics topics. In this study conducted with twenty-five pre-service physics teachers, the case study method was used. The participants were interviewed about introductory quantum physics topics. The interviews were coded using content analysis and were divided into different categories. In this way, we tried to reveal the opinions of pre-service physics teachers about the difficulties of these topics. In conclusion, it can be said that the participants had the most difficulty in transition from classical physics to quantum physics. This is especially evident in quantum physics topics that require a different understanding such as black body radiation, wave-particle structure of light and the uncertainty principle. It was also found that the participants had no difficulties in terms of mathematical calculations, and that approaches based on visualizing the topic were received positively.

    [Dizinleme: ERIC, BASE, CNKI Scholar, Crossref, Google Scholar, IE Library, JournalTOCs, LearnTechLib, LOCKSS, MIAR, Open J-Gate, PKP Open Archives Harvester, Publons, ScienceGate, SHERPA/RoMEO, Ulrich's Serials, VOCED Plus, Australia, Worldcat]
    ISSN: 2324-805X

    DOI: http://doi.org/10.11114/jets.v5i1.2012

    PDF

  11. Kızılcık, H. Ş. & Tan M. (2017). Probleme Dayalı Öğrenme Sürecinin Öğretmen Adayları Tarafından Değerlendirilmesi. Gazi Eğitim Bilimleri Dergisi (GEBD), 3(1), 1-16.
    - Ayrıntıları Gizle

    Özet: Bu araştırmanın amacı, ısı ve sıcaklık ünitesiyle ilgili olarak öğretmen adaylarıyla uygulanan bir Probleme Dayalı Öğrenme (PDÖ) sürecinin kendileri tarafından nasıl değerlendirildiğini incelemektir. Karma yöntemin kullanıldığı bu araştırmada, amaçlı örneklem yöntemiyle gönüllü olarak seçilen üniversite ikinci sınıf öğrencisi 13 fizik öğretmen adayına PDÖ senaryosu verilmiş ve senaryoyu Likert tipi bir anket ve açık uçlu bir soru ile değerlendirmeleri istenmiştir. Daha sonra senaryo etrafında 5 hafta boyunca PDÖ oturumları yapılmıştır. Süreç boyunca öğretmen adayları ile görüşmeler yapılmıştır. Süreç sonunda öğretmen adaylarından Likert tipi bir anket ve açık uçlu bir soruyla sürecin değerlendirilmesi istenmiştir. Nicel maddeler, açık uçlu sorular ve görüşmeler betimsel analiz yoluyla nitel olarak değerlendirilmiştir. Sonuç olarak; öğretmen adaylarında; PDÖ etkinliğinin kendilerinin özgüven, motivasyon, çalışma ve iletişim becerilerinde artış olduğunu göstermektedir. Öğretmen adayları başka ünitelerde de PDÖ yaklaşımının kullanılmasında istekli olmuşlardır. Ayrıca, senaryo ve PDÖ süreciyle ilgili görüşler arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Ancak tutuma etkisinde PDÖ sürecinin unsurları arasında anlamlı ilişki bulunmuştur.

    [Dizinleme: Türk Eğitim İndeksi (TEİ), InfoBase Index]
    ISSN: 2149-4932

    PDF

  12. Kızılcık, H. Ş. & Ünlü Yavaş, P. (2017). Öğrencilerin Özel Görelilik Konularında Zorlanma Nedenlerinin Araştırılması. Çukurova Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, 46(2), 399-426.
    - Ayrıntıları Gizle

    Özet: Özel görelilik, son yıllarda üniversite seviyesine ek olarak lisede de öğretilmeye başlanan bir konudur. Ayrıca fen okur-yazarı bireyler tarafından da ilgi görmektedir. Bu araştırmanın amacı lise ve üniversite öğrencilerinin özel görelilik konusunda daha önceden belirlenmiş olan zorlanma nedenlerine katılma derecelerini belirlemektir. Ayrıca zorlanma nedenlerine katılımın eğitim düzeyi ve cinsiyete göre farklılık oluşturup oluşturmadığı araştırılmıştır. Bu araştırmaya temel oluşturan önceki çalışmada, öğrenciler ile görüşmeler yoluyla, özel görelilikte zorlanma sebepleri hakkında görüşleri belirlenmişti. Önceki araştırmadan elde edilen görüşler derlenerek 5 dereceli Likert bir ölçek hazırlanmıştır. Bu ölçek, özel görelilik konularını içeren ders almış olan 446 fen bilgisi öğretmen adayına ve 245 lise öğrencisine olmak üzere, toplam 691 kişiye uygulanmıştır. Uygulanan 23 maddelik ölçeğin verileri analiz edildiğinde üç faktörden oluştuğu belirlenmiştir. Bunlar, konuya yönelik algı, matematiksel nedenlerden kaynaklanan zorluklar ve öğretim yönteminden kaynaklanan zorluklardır. Araştırmanın genel sonuçlarına göre, öğrenciler bu konuyu zor olduğu kadar kolay olduğunu da düşünmektedir. Ölçek maddelerinin faktörlere göre ayrıntılı incelenmesi zorluklara katılım hakkında daha ayrıntılı bilgiler vermektedir. Her bir maddede yer alan ifadenin zor veya kolay olarak öğrenciler tarafından nitelendirilmesi; cinsiyete, öğrenim düzeyine bağlı olabileceği gibi, bunlardan bağımsız olarak da değişebilmektedir. Lise öğrencileri, üniversite öğrencilerine göre, kadınlar ise erkeklere göre bazı açılardan daha çok zorlandıklarını belirtmişlerdir.

    [Dizinleme: Emerging Sources Citation Index (ESCI), EBSCO, Ulakbim Sosyal ve Beşeri Bilimler Veritabanı, ASOS Index]
    ISSN: 1302-9967

    WOS: 000417446300004
    DOI: http://doi.org/10.14812/cuefd.297883

    PDF

  13. Kızılcık, H. Ş., Damlı, V. & Önder Çelikkanlı, N. (2017). Türkiye’deki Fizik Öğretmenliği Programlarındaki Bağımsız Fizik Laboratuvar Derslerinin Karşılaştırılması. Eğitim ve Toplum Araştırmaları Dergisi, 4(2), 90-101.
    - Ayrıntıları Gizle

    Özet: Bu çalışmanın amacı, Türkiye’deki fizik eğitimi ana bilim dalı öğretim programlarında yer alan bağımsız fizik laboratuvarı ders sayılarını, bu derslerde yapılmakta olan deney sayılarını ve deneylerin fizik konularına göre dağılımlarını karşılaştırmaktır. Çalışmanın ulaşılabilir evrenini, İnternet ortamında AKTS Bilgi Paketi bulunan ilgili ana bilim dallarına ait öğretim programları oluşturmaktadır. Çalışmada doküman analizi yöntemi kullanılmıştır. Dokümanlardan elde edilen veriler, betimsel analiz ile incelenmiştir. Araştırma sonucunda ulaşılan bulgular, üniversitelerin bağımsız fizik laboratuvar derslerinin sayılarının ve içeriklerinin farklı olduğunu, değişik konulara ağırlık verildiğini ve bazı konuların ihmal edildiğini göstermiştir. Bazı derslerde, söz konusu bağımsız fizik laboratuvar dersinin adının ve içeriğinin uyumsuz olduğu da belirlenmiştir.

    [Dizinleme: Türk Eğitim İndeksi (TEİ), SOBİAD, Journal Factor, Academic Keys, Arastirmax, Sindex, DRJI]
    ISSN: 2458-9624

    PDF

  14. Kızılcık, H. Ş. & Damlı, V. (2018). A simple Lissajous curves experimental setup. Physics Education, 53(3), 033003, 1-3.
    - Ayrıntıları Gizle

    Abstract: The aim of this study is to develop an experimental setup to produce Lissajous curves. The setup was made using a smartphone, a powered speaker (computer speaker), a balloon, a laser pointer and a piece of mirror. Lissajous curves are formed as follows: a piece of mirror is attached to a balloon. The balloon is vibrated with the sound signal provided by the speaker that is connected to a smartphone. The laser beam is reflected off the mirror and the reflection is shaped as a Lissajous curve. Because of the intersection of two frequencies (frequency of the sound signal and natural vibration frequency of the balloon), these curves are formed. They can be used to measure the ratio of frequencies.

    [Dizinleme: ERIC, CIJE, Scopus, Inspec, Educational Research Abstracts, NASA Astrophysics Data System]
    ISSN: 0031-9120

    DOI: http://doi.org/10.1088/1361-6552/aaab9e

    PDF

  15. Ünlü Yavaş, P. & Kızılcık, H. Ş. (2018). Öğrencilerin Kuantum Fiziğine Giriş Konularında Zorlanma Nedenlerinin Araştırılması. GÜ Gazi Eğitim Fakültesi Dergisi, 38(1), 35-73.
    - Ayrıntıları Gizle

    Özet: Bu araştırmanın amacı lise ve Fen Bilgisi Öğretmenliği ana bilim dallarında okuyan üniversite öğrencilerinin kuantum fiziğine giriş konularında zorlanma nedenlerinin görülme sıklığını belirlemektir. Bu amaçla, önceden nitel olarak alınan öğrenci görüşleri Likert bir ölçek geliştirmek için kullanılmıştır. Ölçek, açımlayıcı faktör analizi sonucunda beş faktörlü yapı göstermiştir. Veriler, faktörlere göre incelenmiş ve yorumlanmıştır. Örneklem olarak, beş farklı üniversitede öğrenim gören 411 Fen Bilgisi Öğretmenliği öğrencisi ve beş farklı lisede öğrenim gören 291 lise öğrencisi olmak üzere toplam 702 kişi seçilmiştir. Sonuçlara göre, bazı maddeler dışındaki tüm maddeler için zorluk, orta düzeydedir. Öğrenciler, derslerin; animasyon, simülasyon ve deneyler üzerinden anlatılmasını olumlu karşılamaktadır. Öğrencilerin derse düzenli girmesi ve konuyu önemsemesi bakımından genel bir sorun yoktur. Kuantum konularının günlük yaşamda karşılaşılan durumlar içermemesi fikri, en çok görülen güçlüklerden biridir. Kadınların kuantum konularına yönelik ilgisinin erkeklerden daha fazla olduğu söylenebilir. Ayrıca anlatım yöntemleri ile ilgili üniversite öğrencileri, lise öğrencilerine göre daha olumlu yaklaşmışlardır.

    [Dizinleme: ISI Web of Science (Zoological Record), Index Copernicus, Ulakbim Sosyal ve Beşeri Bilimler Veritabanı, Türk Eğitim İndeksi (TEİ)]
    ISSN: 1301-9058

    PDF

  16. Gülçiçek, Ç., Kızılcık, H. Ş. & Damlı, V. (2018). Effects of laboratory experiments on physics teacher candidates' wave concepts. Physics Education, 53(5), 055018, 1-12.
    - Ayrıntıları Gizle

    Abstract: The purpose of this research is to determine the effects of different laboratory approaches on students' understanding of wave concepts. For this purpose, three experiments and experiment instructions have been designed for each of the three approaches (verification, hypothesis testing, and the 5E laboratory approach). Quantitative aspects of the research are based on a grouped semi-empirical model. A random sampling has been done to develop the basic concepts of a waves test (BCWT), a multiple-choice test that was used in the quantitative part of the research. However, participants (physics teacher candidates) of the main study have been selected using purposeful sampling for the purposes of the qualitative research. At the same time, students have been specially chosen from students who have not taken the theoretical course titled 'Vibrations and Waves' and laboratory lecture titled 'Vibrations and Waves Laboratory'. BCWT pre-test and post-test results, as well as interviews with students and the experiment reports of the students, were used as data resources. Despite the time and effort spent, the laboratory approaches that we utilized did not provide convincing results.

    [Dizinleme: ERIC, CIJE, Scopus, Inspec, Educational Research Abstracts, NASA Astrophysics Data System]
    ISSN: 0031-9120

    DOI: https://doi.org/10.1088/1361-6552/aacd80

    PDF

  17. Kızılcık, H. Ş. & Tan, M. (2018). A Qualitative Research of The Conceptual Learning Process of The Heat Concept. Asia-Pasific Forum on Science Learning and Teaching, Volume 19, Issue 1, Article 14 (June, 2018).
    - Ayrıntıları Gizle

    Abstract: The purpose of this study is to examine the process of conceptual change in which the heat concept has gone through in time and provide an analytical assessment. To this end, problem-based learning groups were formed with 13 sophomore university students. One of these students was selected and interviewed. The interviews were examined using the content analysis method, which is one of the qualitative analysis' methods. Grounded theory techniques were used to interpret the data. According to the results, the student had difficulties in distinguishing between heat and thermal energy. The student explained what heat is as "a type of energy stored in a matter" and how heat comes out as "a result of frictions which occur while particles of a matter collide with each other". It is seen that the opinions of the student are affected by common misconceptions such as "heat loss" or "the energy lost during friction turns into heat". The opinions of the student are disconnected pieces of information and her opinions change constantly throughout the process. At the end of the process, the student managed to differentiate the heat concept and thermal energy concept. In addition, she corrected her conception of heat in line with scientific theories.

    [Dizinleme: ERIC, Directory of Open Access Journals, Academic Journals Database, Open Directory Project, Ulrichs International Periodical Directory, Google Directory, Scopus]
    ISSN: 1609-4913

    PDF

  18. Ünsal, Y., Kızılcık, H. Ş., Yarımkaya, D. (2018). Fizik Eğitimi Kongrelerinde Sunulan Bildirilerin Analizi: Türkiye Örneği. Fen Bilimleri Öğretimi Dergisi (Yayına Kabul Edildi)

  19. Kızılcık, H. Ş., Çağan, S. & Ünlü Yavaş, P. (2018). TÜBİTAK Bilim Fuarlarına ve Fuarların Fizik Dersine Yönelik Öğrenci Tutumlarına Etkisine İlişkin Ziyaretçi Görüşleri. Amasya Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi (Yayına Kabul Edildi)

BİLİMSEL KONGRE VE SEMPOZYUMLARDA SUNULMUŞ BİLDİRİLER

  1. Kızılcık, H. Ş. & Güneş, B. (2006, Eylül). Düzgün Dairesel Hareket Konusundaki Kavram Yanılgılarının Üç Aşamalı Test İle Tespit Edilmesi. Poster Bildiri, VII. Ulusal Fen Bilimleri ve Matematik Eğitimi Kongresi, Ankara-TÜRKİYE.
    - Ayrıntıları Gizle

    Özet: Bu araştırma, öğrencilerin düzgün dairesel hareket konusunda kavram yanılgılarına sahip olup olmadıklarını ve var olan yanılgıların ne derecede olduğunu tespit etmek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Düzgün dairesel hareket konusu öğrencilerin kavramakta zorlandıkları ve kavram yanılgılarının oluşmuş olması muhtemel bir konudur. Konunun doğru olarak kavratılması için öğrencilerde sık rastlanan kavram yanılgılarının ve bu yanılgıların miktarlarının tespit edilmesi gerekmektedir. Öğrencilerde düzgün dairesel hareket konusunda oluşmuş olan kavram yanılgılarını tespit etmek amacıyla, 7 sorudan oluşan 3 aşamalı bir kavram yanılgısı testi geliştirilmiştir. Testi oluşturan her maddede birinci aşama çoktan seçmeli ve kavramsal soru şeklindedir. İkinci aşama, çoktan seçmeli olup, birinci maddede öğrencinin verdiği cevabın nedeni istenmektedir. İkinci aşamada öğrencilerin kendi açıklamalarını yazabilecekleri açık uçlu bir seçenek de bırakılmıştır. İkinci aşama muhtemel kavram yanılgılarını içeren açıklamalar da barındırmaktadır. Üçüncü aşama ise birinci aşamadaki soruya verilen cevaptan emin olup olunmadığı sorulmuştur. Testin KR-20 güvenilirlik katsayısı 68 öğrencinin katılımı ile hesaplanmış ve 0.68 olarak bulunmuştur. Test 2005-2006 Eğitim-Öğretim yılında Gazi Üniversitesi, Gazi Eğitim Fakültesi, Fizik, Kimya, Biyoloji, Fen Bilgisi ve İlköğretim Matematik Öğretmenliği Anabilim Dallarında öğrenim gören toplam 286 öğrenciye uygulanmıştır. Öğrencilerden alınması muhtemel tüm cevap kombinasyonları tespit edilmiş ve buna göre değerlendirme ölçeği hazırlanmıştır. Alınan cevaplar değerlendirme ölçeğine göre sınıflanmış, frekans ve yüzde dağılımları tespit edilmiştir. Sonuç olarak önceden tahmin edilen kavram yanılgıları görülmüş, sınıflanmış ve öğrencilerin ne oranda bu yanılgılara sahip olduğu belirlenmiştir.

    Etkinlik: VII. Ulusal Fen Bilimleri ve Matematik Eğitimi Kongresi, 7-9 Eylül 2006, Ankara-TÜRKİYE
    Yayınlanma: Bildiri Özetleri Kitabı, s.424

    PDF

  2. Temiz, B. K. & Kızılcık, H. Ş. (2006, Eylül). Sürtünmeli Eğik Düzlemde Harekette Serbest Cisim Diyagramı Çizme. Poster Bildiri, VII. Ulusal Fen Bilimleri ve Matematik Eğitimi Kongresi, Ankara-TÜRKİYE.
    - Ayrıntıları Gizle

    Özet: Bu araştırma öğrencilerin sürtünmeli eğik düzlemde harekette serbest cisim diyagramı çizme, harekete sebep olan ve harekete engel olan kuvvetleri belirleme becerilerini ölçme amacıyla yapılmıştır. Bu çalışmada sürtünmeli eğik düzlem üzerinde bulunan bir cisme etki eden kuvvetlerin öğrenciler tarafından doğru olarak belirlenip belirlenmediği ve bu kuvvetlerin harekete olan etkilerinin nasıl algıladıkları saptanmak istenmiştir. Bu amaçla öğrencilere, üzerinde bir blok bulunan sürtünmeli eğik düzlem çizimi verilmiştir. Birinci aşamada, öğrencilerden bloğa etki eden tüm kuvvetleri şekil üzerinde göstermesi istenilmiştir. İkinci aşamada ise, şekil üzerine çizilen bu kuvvetlerden hareket neden olan ve harekete engel olanlarını belirtmeleri istenilmiştir. Araştırma, 2005-2006 Eğitim-Öğretim yılında Ankara ilinde iki liseden toplam 108 lise öğrencisinin katılımıyla gerçekleşmiştir. Bulgular değerlendirildiğinde yüzeyin tepki kuvveti, ağırlık ve sürtünme kuvvetlerini belirlemede sık tekrarlanan hatalara rastlanılmıştır. Yüzeyin tepki kuvvetinin unutulduğu, olmaması gereken bazı kuvvetlerin fazladan çizildiği, sürtünme kuvvetinin hatalı yönlerde gösterildiği sıklıkla gözlemlenmiştir.

    Etkinlik: VII. Ulusal Fen Bilimleri ve Matematik Eğitimi Kongresi, 7-9 Eylül 2006, Ankara-TÜRKİYE
    Yayınlanma: Bildiri Özetleri Kitabı, s.428

    PDF

  3. Kızılcık, H. Ş. & Ünsal, Y. (2008, Ağustos). Fizik Öğretmeni Adaylarının Bazı Eş Anlamlı Fizik Kavramlarını Algılama Düzeyleri ve Kullanım Tercihleri: Bir Durum Çalışması. Sözlü Bildiri, VIII. Ulusal Fen Bilimleri ve Matematik Eğitimi Kongresi, Bolu-TÜRKİYE.
    - Ayrıntıları Gizle

    Özet: Çeşitli kaynaklarda bazı Fizik kavramlarının iki ya da daha fazla alternatifi bulunmaktadır. Bu durumun, öğrencilerin bu kavramları tanımlama ve algılamalarında bir takım sıkıntılara yol açıp açmadığı ve kavram çiftleri arasında hangilerinin öğretmenler ve ders kitabı yazarlarınca tercih edilmesi gerektiği soruları, bu çalışmanın çıkış noktasını oluşturmuştur. Bu amaçla bu çalışmada, fizik öğretmeni adaylarının, seçilmiş bazı eş anlamlı fizik kavramlarını nasıl tanımladıkları, bu kavramların aynı anlama gelip gelmediğinin farkında olup olmadıkları ve hangilerini tercih etme eğiliminde oldukları araştırılmıştır. Çalışmanın örneklem grubu olarak,2005–2006 öğretim yılı bahar döneminde Gazi Üniversitesi, Gazi Eğitim Fakültesi, Fizik Öğretmenliği Anabilim Dalı üçüncü, dördüncü, beşinci ve artık yıl (5+) öğrencilerinden oluşan gruplar (NU1= 70; NU2= 85; NU3= 84) yer almıştır. Araştırmada üç farklı uygulama (U1, U2, U3) yapılmıştır. Çalışmanın diğer iki ayağını oluşturan ve başka bir çalışmada ayrıntılı olarak rapor edilen U1 ve U2 uygulamalarının sonuçları paralelinde son uygulamanın sonuçları ve genel değerlendirmeler bu çalışmada rapor edilmiştir. Sonuç olarak, U1 ve U2 uygulamaları sonucunda tüm kavram çiftlerine genel olarak baktığımızda tek bir kavram çifti dışındaki diğer tüm kavram çiftlerinde, yabancı kökenli sözcüklerle ifade edilen kavramların genelde daha düşük düzey beceri gerektiren davranışlarda (tek kelime ile karşılama); Türkçe kökenli sözcüklerle ifade edilen kavramların ise genelde daha üst düzey beceri gerektiren davranışlarda (tanımlama ve izah etme) daha etkili sonuçlar verdiği ortaya çıkmıştır. Bu sonuçların öğrencilerin kavram tercihlerini belirlemeyi amaçlayan U3 ile uyumlu olup olmadığı ise yapılan Pearson Korelâsyon Testi Analizi ile yoklanmıştır. Ortaya çıkan ilginç sonuç ise öğrencilerin kavram tercihlerinin genel olarak, o kavramı üst düzeyde tanımlama ya da doğru bir eş anlamla karşılama becerisinden bağımsız oluşudur. Elde edilen sonuç ve değerlendirmelerin özellikle öğretmenler ve ders kitabı yazarları için faydalı olacağı düşünülmektedir.

    Etkinlik: VIII. Ulusal Fen Bilimleri ve Matematik Eğitimi Kongresi, 27-29 Ağustos 2008, Bolu-TÜRKİYE
    Yayınlanma: Bildiri Özetleri Kitabı, s.195

    PDF

  4. Ünsal, Y., Ergin, İ. & Kızılcık, H. Ş. (2009, May). Ortaöğretim Fizik Ders Kitaplarının Bilimsel Model ve Modellemeler Bakımından Analizi: Türkiye’de Okutulan Fizik Ders Kitapları Örneği. Poster Presentation, The 1st International Congress Of Educational Research, Çanakkale-TÜRKİYE.
    - Ayrıntıları Gizle

    Özet: Kavram yanılgılarının sebepleri arasında; ders kitaplarında yer alan analoji veya benzetmelerin bilimsel doğrular gibi algılanması ve kitaplarda kullanılan bilimsel model ve modellemelerde hedef ile kaynak arasındaki ortak yönlerin ve farklılıkların doğru bir şekilde ortaya konmaması gösterilebilir. Tarama modeliyle yapılan bu çalışmada, doküman incelemesi yöntemi uygulanmış, araştırmada; ortaöğretim 9, 10 ve 11. sınıflarda okutulmak üzere T.C Milli Eğitim Bakanlığı’nca hazırlanmış olan fizik ders kitabı; bilimsel model ve modellemeler bakımından eleştirel bir bakış açısıyla ele alınarak analiz edilmiştir. Sonuçta, kitaplarda kullanılan bilimsel model ve modeller kategorize edilerek genel bir değerlendirme yapılmış, hatalar ortaya konularak, yapıcı çözüm önerileri getirilmiştir. Bu çalışmanın temel amacı söz konusu ders kitaplarını başarılı-başarısız şeklinde yargılamak değil, bilimsel içeriği doğrudan doğruya etkileyen bilimsel model ve modellemelerin öneminin vurgulanmasını sağlamaktır.

    Etkinlik: The 1st International Congress Of Educational Research, 1-3 May 2009, Çanakkale-TÜRKİYE
    Yayınlanma: Bildiri Özetleri Kitabı, s.156; Bildiri Kitabı, Cilt 5, s.227-238.

    PDF

  5. Şahin, E., Kızılcık, H. Ş., Önder, N., Damlı, V., Mert, V., Çopur, T. & Ünlü, P. (2010, September). Farklı Bir Laboratuvar Yaklaşımının Fizik Öğretmen Adayları Üzerindeki Etkisi. Oral Presentation, Turkish Physical Society 27th International Physics Congress, İstanbul-TÜRKİYE.
    - Ayrıntıları Gizle

    Özet: Bu çalışma, yapılandırmacı yaklaşımın temel alındığı farklı işleyişte bir laboratuvar (Fiz354) dersinde gerçekleştirilmiştir. Fiz354 laboratuvar dersinin amacı; fizik öğretmen adaylarının öğretmen olduklarında bir fizik konusunu işlerken ihtiyaç duyduklarında konuyla ilgili deney oluşturabilmesi ve konuyu bu deney üzerinden izah edebilmesi becerisini geliştirmektir. Bu çalışmanın amacı; Fiz354 laboratuvar dersinin öğretmen adaylarının bilişsel kazanımlarına etkisini araştırmaktır. Bu amacı gerçekleştirmek için, mevcut KWL (Knowledge-Want-Learn) tabloları ile ilgili çalışmalar incelenmiş, yeni bir tablo hazırlanarak fizik öğretmenliği programı 3. sınıfta öğrenim gören 30 öğretmen adayının bu tabloyu Fiz354 dersi içerisinde doldurmaları sağlanmıştır. Bu tablo bildiklerim, eksik ve yanlışlarım, yeni öğrendiklerim ve öğrenmem gerekenler olmak üzere dört kısımdan oluşmaktadır. Öğretmen adayları tabloda yer alan bildiklerim kısmını her dersin başında, diğer kısımları ise her dersin sonunda doldurmuşlardır. Bu tablolardan elde edilen veriler betimsel analiz tekniği ile analiz edilerek raporlaştırılacaktır.

    Etkinlik: Turkish Physical Society 27th International Physics Congress, 14-17 September 2010, İstanbul-TÜRKİYE
    Yayınlanma: Bildiri Özetleri Kitabı, s.381

    PDF

  6. Kızılcık, H. Ş. & Tan, M. (2011, April). Bir PDÖ Sürecinin Öğretmen Adayları Tarafından Değerlendirilmesi. Oral Presentation, 2nd International Conference on New Trends in Education and Their Implications, Antalya-TÜRKİYE.
    - Ayrıntıları Gizle

    Özet: Bu araştırmanın amacı, ısı ve sıcaklık ünitesi ile ilgili olarak öğretmen adaylarına uygulanan bir PDÖ sürecinin öğretmen adayları tarafından nasıl değerlendirildiğini incelemektir. Bu amaçla, üniversite ikinci sınıf öğrencisi olan 13 fizik öğretmeni adayına bir Probleme Dayalı Öğrenme senaryosu verilmiş ve Likert bir anket ile bu senaryoyu değerlendirmeleri istenmiştir. Daha sonra aynı senaryo etrafında 5 hafta boyunca PDÖ oturumları yapılmıştır. Problemin çözümünün ardından öğretmen adaylarından Likert bir anket ile PDÖ sürecini değerlendirmeleri istenmiştir. Sonuç olarak, öğretmen adayları; PDÖ etkinliğinin kendilerinin özgüven, çalışma becerileri, iletişim becerileri ve motivasyonlarında artış olduğunu belirtmişlerdir. Öğretmen adayları başka ünitelerde de PDÖ yaklaşımının kullanılmasında istekli olmuşlardır. Ayrıca, öğretmen adaylarının senaryo ile ilgili görüşleri ve PDÖ süreci ile ilgili görüşleri arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır.

    Etkinlik: 2nd International Conference on New Trends in Education and Their Implications, 27-29 April 2011, Antalya-TÜRKİYE
    Yayınlanma: Bildiri Özetleri Kitabı, s.129

    PDF

  7. Damlı, V., Kızılcık, H. Ş. & Ünsal, Y. (2011, May). İnformal Eğitime Bir Örnek: Beyaz Perdedeki Fizik. Oral Presentation, The 3rd International Congress Of Educational Research, Girne-TRNC.
    - Ayrıntıları Gizle

    Özet: Öğrenme, sadece okul yaşantılarıyla gerçekleşen bir olgu değil, yaşam boyu devam eden bir süreçtir. Bu yönüyle öğrenme, sadece formal eğitimi değil, aynı zamanda informal eğitimi de kapsamaktadır. İnformal eğitim ortamlarına, yazılı ve görsel medya, radyo ve sinema yoluyla kurulan iletişim kanalları; ulaşım araçlarında, günlük iş yaşamında, komşuluk vb. ilişkilerde sağlanan ortamlar örnek olarak verilebilir. Yapılan bu çalışmanın amacı, beyaz perde olarak bildiğimiz sinemada gösterilen filmlerinin informal eğitim boyutuna dikkat çekmek ve bu boyutun, üniversite öğrencilerinden oluşan küçük grup üzerindeki farkındalık düzeyini tespit etmektir. Bunun için öncelikle, içeriğinde fizikle ilgili temel konuların belirgin olarak yer aldığı bilim-kurgu türü dışındaki filmler arasında bir değerlendirme yapılmış ve gösterimde olduğu süreçte yoğun ilgi gören iki film seçilmiştir. Çalışmada örneklem grubu, fizik eğitimi lisans programında öğrenim görmekte olan farklı akademik başarı düzeylerine sahip gönüllü dokuz öğrenciden oluşmuştur. Araştırmacılar tarafından önceden izlenerek, önemli sahneleri önceden tespit edilen filmler, iki farklı seansta öğrenci grubuyla birlikte izlenmiştir. Seansların başında, çalışmanın amacı ve seyri hakkında grup bilgilendirilmiştir. Her bir seansta, filmlerde yer alan fizikle ilişkili sahnelerin fiziğe uygunluk-aykırılık durumları grup üyeleri arasında tartışılmıştır. Söz konusu sahnelerde grup üyelerinden gelen talep üzerine film durdurulmuş, ilgili sahnenin zaman aralığı not edilmiş ve ses kaydedici kullanılarak tartışmalar kayda alınmıştır. Tartışmanın bitiminde filme kaldığı yerden devam etmek suretiyle her bir seans tamamlanmıştır. Araştırmacılar tartışmalara hiçbir şekilde doğrudan müdahaleci olmamış, sadece gerektiğinde sorgulamaya derinlik kazandıracak yönlendirmelerde bulunmuşlardır. Yapılan bu çalışmanın sonucunda grubun farkındalık düzeyinin oldukça yüksek olduğu ortaya çıkmıştır. Bu çalışma, sinema filmlerinin eğitici misyonuna vurgu yapması ve izleyici grubun filmdeki bilimsel gerçeklilik düzeyini ciddi derecede sorgulaması bakımından önemlidir. Bu sonuç, senaryo yazımı aşamasında, senaristlerin ciddi bir akademik danışmanlık hizmeti almaları gerektiğine işaret etmektedir.

    Etkinlik: The 3rd International Congress Of Educational Research, 4-7 May 2011, Girne-TRNC
    Yayınlanma: Bildiri Özetleri Kitabı, s....

    PDF

  8. Kızılcık, H. Ş., Önder N. & Güneş, B. (2012, Haziran). Fizik Öğretmen Adaylarının Düzgün Dairesel Hareket Konusundaki Kavram Yanılgılarının Değişimi. Sözlü Bildiri, X. Ulusal Fen Bilimleri ve Matematik Eğitimi Kongresi, Niğde-TÜRKİYE.
    - Ayrıntıları Gizle

    Özet: Bu çalışmanın amacı, fizik öğretmen adaylarının lisans eğitimi sırasında düzgün dairesel hareket konusundaki kavram yanılgılarının yıllar içerisindeki değişimini ve nedenlerini incelemektir. Bu amaçla, araştırmada düzgün dairesel hareket konusunda Kızılcık ve Güneş (2011) tarafından geliştirilen üç aşamalı kavram yanılgısı testinden yararlanılmıştır. Bu kavram yanılgısı testi, düzgün dairesel hareket konusunda 10 farklı kavram yanılgısını ölçmektedir. Söz konusu ölçme aracı, 2009-2010 eğitim öğretim yılında eğitiminin birinci, ikinci ve üçüncü yılında olan fizik öğretmenliği anabilim dalında eğitimini sürdüren öğrencilere 2009-2010 eğitim öğretim yılında uygulanmıştır. Daha sonra 2011-2012 eğitim öğretim yılında eğitimlerinin üçüncü, dördünce ve beşinci yıllarında olan aynı öğrencilere yeniden uygulanmıştır. İki yıl arayla aynı öğrenci gruplarından alınan veriler karşılaştırılmıştır. Araştırma sonuçlarına yüzde olarak bakıldığında, birinci sınıftan üçüncü sınıfa gelen öğrencilerin altı kavram yanılgısında, ikinci sınıftan dördüncü sınıfa gelen öğrencilerin üç kavram yanılgısında ve üçüncü sınıftan beşinci sınıfa gelen öğrencilerin ise altı kavram yanılgısında artış görülmüştür. Genel olarak altı kavram yanılgısında yüzde olarak artış görülmekteyken, dört yanılgıda ise azalma görülmektedir. Ancak iki yıllık süre zarfında öğrenci sayılarında da değişim olmuştur. Kavram yanılgısına sahip olan öğrencilerin frekansına bakıldığında ise birinci sınıftan üçüncü sınıfa gelen öğrencilerin dört kavram yanılgısında, ikinci sınıftan dördüncü sınıfa gelen öğrencilerin bir kavram yanılgısında ve üçüncü sınıftan beşinci sınıfa gelen öğrencilerin beş kavram yanılgısında artış görülmüştür. Bu değişimlerin nedenleri öğrencilerden bazıları ile yapılan görüşmelerle araştırılmıştır.

    Etkinlik: X. Ulusal Fen Bilimleri ve Matematik Eğitimi Kongresi, 27-30 Haziran 2012, Niğde-TÜRKİYE
    Yayınlanma: Bildiri Özetleri Kitabı, s.294

    PDF

  9. Kızılcık, H. Ş. & Sarıdaş, N. (2012, September). Fizik ve Fen Bilgisi Öğretmenliğine Gelen Öğretmen Adaylarının Bir Deney Tasarlama ve Analiz Etme İle İlgili Bazı Becerilerinin İncelenmesi. Oral Presentation, Turkish Physical Society 29th International Physics Congress, Bodrum-TÜRKİYE.
    - Ayrıntıları Gizle

    Özet: Bu çalışmanın amacı, eğitim hayatında fizik konularının eğitimini verecek olan fizik öğretmenliği ve fen bilgisi öğretmenliği anabilim dallarının birinci sınıflarına yeni gelen öğretmen adaylarının, temel bilimsel süreç becerilerinden olan deney tasarlama, değişkenleri belirleme, hipotez kurma, verileri kaydetme ve grafik çizme becerilerini incelemektir. Bu amaçla ölçme aracı olarak, Temiz (2007) tarafından geliştirilen Bilimsel Süreç Becerileri Ölçme Testi’nden[1] seçilen yedi kağıt kalem performans ve sınırlandırılmış açık uçlu türde sorudan yararlanılmıştır. Gazi Eğitim Fakültesi’nin birinci sınıfına kaydını yaptıran toplam 36 öğrenciye uygulanan ölçme aracına verilen yanıtlar, araştımacılar tarafından Temiz’in (2007) geliştirdiği ölçütlere[1] göre nitel teknikler yardımıyla incelenmiştir. Sonuç olarak, öğretmen adaylarının deney tasarlarken bağımlı ve bağımsız değişkenleri belirleme ve nasıl ölçeceğini tasarlamada başarılı, ancak tasarımda hipotezleri test etmeye uygunluk açısından yetersiz oldukları görülmüştür. Ayrıca verileri tablolarken sıralama yapma, tablo ve grafiklere başlık ekleme konusunda zayıf oldukları görülmüştür.

    Etkinlik: Turkish Physical Society 29th International Physics Congress, 5-8 September 2012, Bodrum-TÜRKİYE
    Yayınlanma: Bildiri Özetleri Kitabı, s.311

    PDF

  10. Damlı, V., Kızılcık, H. Ş. & Sarıdaş, N. (2012, September). Fizik Eğitimi Öğretim Elemanlarının Mecaz Yoluyla “Fizik Öğretmek” Hakkındaki Görüşleri. Poster Presentation, Turkish Physical Society 29th International Physics Congress, Bodrum-TÜRKİYE.
    - Ayrıntıları Gizle

    Özet: Bu çalışma, eğitim yaşamına fizik öğretmeni yetiştiren, fizik eğitiminde görev yapmakta olan öğretim elemanlarının mecazlar yoluyla “fizik öğretmek” hakkındaki görüşlerini almak amacıyla yapılmıştır. Bu amaçla, çevrimiçi olarak yanıtlanabilen bir görüş formu düzenlenmiştir. Söz konusu formda fizik öğretmenin neye benzediği ve nedeni sorulmuştur. Bunun yanında katılımcıların cinsiyet, deneyim, unvan ve eğitim bilgileri gibi bilgiler de istenmiştir. Hazırlanan görüş formu, Türkiye’de fizik eğitiminde görev yapmakta olan ve e-posta adreslerine ulaşılabilen tüm öğretim elemanına gönderilmiştir. Ölçme aracını yanıtlayan öğretim elemanlarının görüşleri, nitel analiz yöntemlerinden içerik analizi yardımı ile sınıflandırılarak incelenmiştir. İncelenen verilerde, öğretim elemanlarının fizik eğitimine genel bakışı, vurguladığı noktalar, eğitim sürecinde öğretmeni, öğrenciyi ve fizik konularını nasıl gördüğü gibi düşünceleri belirlenmiş ve temalara ayrılmıştır. Bu temaların, kişisel özellikler ışığında farklılık içerip içermediği de incelenmiştir.

    Etkinlik: Turkish Physical Society 29th International Physics Congress, 5-8 September 2012, Bodrum-TÜRKİYE
    Yayınlanma: Bildiri Özetleri Kitabı, s....

    PDF

  11. Damlı, V. & Kızılcık, H. Ş. (2012, October). Being Scientific of Information on the Web about Physics Concepts: Document Analysis of Turkish Content in Wikipedia. Oral Presentation, 9th International Conference on Hands on Science, Antalya-TÜRKİYE.
    - Ayrıntıları Gizle

    Abstract: The purpose of this study was investigating the being scientific of information on the web used by students, teachers and researchers. The most frequently used source by students doing a project or homework expect for textbooks and teachers is internet. The reason for this is accessibility and substantiality of internet. At this point reliability and being scientific of information on the web gain importance. To assess the reliability and being scientific of information on the web Turkish content of Wikipedia was chosen. And also concepts in physics’ curriculum of ninth grade were chosen from Turkish content. Physics concepts in Wikipedia were investigated and their being scientific was discussed. Because of Wikipedia is a kind of document, while being scientific of information was being investigated qualitative document analysis was used. While making document analysis concepts were assessed based on source related to concepts is given or not and also true or not. Hereby Turkish content investigated in Wikipedia contains lots of wrong information. Also most of wrong information in Wikipedia can lead to misconceptions. If students think information in Wikipedia is absolutely scientific, probability of having misconception of students could increase. Therefore raise the awareness of students about being scientific of sources on the web become important.

    Etkinlik: 9th International Conference on Hands on Science, 17-21 October 2012, Antalya-TÜRKİYE
    Yayınlanma: Bildiri Özetleri Kitabı, s.230

    PDF

  12. Mert, V., Kızılcık, H. Ş., Damlı, V., Gülçiçek, Ç. & Türk, O. (2013, September). Öğrenci Merkezli Bir Laboratuvar Dersinin Öğretmen Adaylarının Elektrik ve Manyetizmayla İlgili Kavramlarına ve Kavram Önceliklerine Etkisi. Oral Presentation, Turkish Physical Society 30th International Physics Congress, İstanbul-TÜRKİYE.
    - Ayrıntıları Gizle

    Özet: Bu çalışmanın amacı, öğretmen adaylarının zihnindeki kavramlara ve kavram önceliklerine öğrenci merkezli bir laboratuvar dersinin etkisini incelemektir. Çalışma, 2012-2013 eğitim ve öğretim yılında Gazi Eğitim Fakültesi Fizik Öğretmenliği Anabilim Dalı’nın son sınıfında öğrenim gören 38 öğretmen adayı (10 erkek, 28 kız) ile gerçekleştirilmiştir. Bu kapsamda, ders öncesinde öğretmen adaylarından elektrik ve manyetizma konuları ile ilgili zihinlerinde canlanan kavramları, Kelime İlişkilendirme Tekniği’nde olduğu gibi, 30 saniye içerisinde listelemeleri istenmiştir. Listeleme işlemi bittikten sonra, yazdıkları her bir kavram için birer cümleden oluşan açıklama yazmaları istenmiştir. Aynı işlem, dönem sonunda da tekrarlanmıştır. Dönem başında ve sonunda toplanan veriler karşılaştırılarak istatistikleri çıkarılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, dersin de etkisiyle öğretmen adaylarının zihinlerinde ilk olarak canlanan kavramlarda ve bu kavramların önceliklerinde değişiklikler olduğu saptanmıştır. Ayrıca bazı öğretmen adaylarının kavram olarak nitelendirdikleri sözcük ya da sözcük gruplarının gerçekte kavram olmadığı görülmüştür. Bu durum, öğretmen adaylarının kavram kavramını olması gerektiğinden daha geniş ele aldıklarını göstermektedir.

    Etkinlik: Turkish Physical Society 30th International Physics Congress, 2-5 September 2013, İstanbul-TÜRKİYE
    Yayınlanma: Bildiri Özetleri Kitabı, s.264

    PDF

  13. Kızılcık, H. Ş., Mert, V., Damlı, V., Gülçiçek, Ç. & Türk, O. (2013, Eylül). Öğrenci Merkezli Bir Laboratuvar Dersinin Öğretmen Adaylarının Optik ve Dalgalarla İlgili Kavramlarına ve Kavram Önceliklerine Etkisi. Sözlü Bildiri, I. Ulusal Fizik Eğitimi Kongresi, Ankara-TÜRKİYE.
    - Ayrıntıları Gizle

    Özet: Bu çalışmanın amacı, öğretmen adaylarının zihnindeki kavramlara ve kavram önceliklerine öğrenci merkezli bir laboratuvar dersinin etkisini incelemektir. Çalışma, 2012-2013 eğitim ve öğretim yılında Gazi Eğitim Fakültesi Fizik Öğretmenliği Anabilim Dalı’nın son sınıfında öğrenim gören 38 öğretmen adayı (10 erkek, 28 kız) ile gerçekleştirilmiştir. Bu kapsamda, ders öncesinde öğretmen adaylarından optik ve dalgalar konuları ile ilgili zihinlerinde canlanan kavramları, Kelime İlişkilendirme Tekniği’nde olduğu gibi, 30 saniye içerisinde listelemeleri istenmiştir. Listeleme işlemi bittikten sonra, yazdıkları her bir kavram için birer cümleden oluşan açıklama yazmaları istenmiştir. Aynı işlem, dönem sonunda da tekrarlanmıştır. Dönem başında ve sonunda toplanan veriler karşılaştırılarak istatistikleri çıkarılmıştır. Listelenen kavramlar nicel olarak incelenmiş, kavramlarla ilgili açıklamalar ise nitel olarak analiz edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, dersin de etkisiyle öğretmen adaylarının zihinlerinde ilk olarak canlanan kavramlarda ve bu kavramların önceliklerinde değişiklikler olduğu saptanmıştır. Ayrıca bazı öğretmen adaylarının kavram olarak nitelendirdikleri sözcük ya da sözcük gruplarının gerçekte kavram olmadığı görülmüştür. Bu durum, öğretmen adaylarının kavram kavramını olması gerektiğinden daha geniş ele aldıklarını göstermektedir.

    Etkinlik: I. Ulusal Fizik Eğitimi Kongresi, Katılımcı, 12-14 Eylül 2013, Ankara-TÜRKİYE
    Yayınlanma: Bildiri Özetleri Kitabı, s.10

    PDF

  14. Kızılcık, H. Ş., Damlı, V. & Mert, V. (2014, Eylül). İnternet’teki Bilgilerin Neden Olabileceği Kavram Yanılgıları: Vikipedi Örneği. Sözlü Bildiri, XI. Ulusal Fen Bilimleri ve Matematik Eğitimi Kongresi, Adana-TÜRKİYE.
    - Ayrıntıları Gizle

    Özet: Bu çalışmanın amacı, eğitimde öğrencilerin, bazen öğretmenlerin ve hatta bazı araştırmacıların bile sık sık bir kaynak olarak başvurdukları İnternet’teki bilgilerin neden olabileceği kavram yanılgılarını belirlemektir. Öğrenciler, kendilerine verilen projeler ve etkinlikleri hazırlarken, ders kitapları ve öğretmenleri dışında en sık kullandıkları kaynaklardan biri İnternet’tir. Bunun nedeni erişim kolaylığı ve materyal zenginliğidir. Ayrıca, öğrenciler tarafından İnternet’te yer alan bilimsel içeriğin en az ders kitapları, öğretmenlerin sahip olduğu bilgiler vb. kadar doğru ve güvenilir olduğu düşünülmektedir. Bu noktada İnternet’te yer alan bilgilerin öğrencilerin sandığı kadar güvenilir ve bilimsel olup olmadığı önem taşımaktadır. Çünkü güvenilir olduğu düşünülen bu bilgiler, bilimsel kuramlara uygun olmadığı takdirde bir takım kavram yanılgılarına yol açabilir. Kısacası, İnternet’teki bilgilerin kavram yanılgılarına neden olabileceğini düşünmek yanlış olmaz. Bu amaçla, İnternet’te bulunan fizikle ilgili tüm içerik incelenemeyeceği için, kullanıcıları tarafından bilgileri girilen ve sıklıkla öğrenciler tarafından kaynak olarak kullanılan Vikipedi İnternet ansiklopedisinin, Türkçe içeriği ele alınmıştır. Bu içerik içinde ise, 2013’te güncellenen ortaöğretim fizik programının 9. sınıf, 11. sınıf ve 12. sınıfta yer alan kuvvet ve hareket başlığı altında toplanabilecek konulara ilişkin kavramlar ve bu kavramların yerine kullanılabilecek “maddeler”, ilgili İnternet ansiklopedisinde taranmıştır. Bununla birlikte, seçilen konu ile ilgili alanyazında yer alan kavram yanılgıları taranarak listelenmiştir. Ortaöğretim fizik programında yer alan ve araştırma kapsamında incelenen kavramların sınıflara göre dağılımı şu şekildedir: 9. sınıfta bulunan kavramlar: Konum, alınan yol, yer değiştirme, sürat, hız, anlık hız, ortalama hız, ivme, kuvvet, sürtünme kuvveti, eylemsizlik, etki-tepki kuvvetleri, iş, enerji, güç, kinetik enerji, potansiyel enerji, mekanik enerji, enerji korunumu, enerji dönüşümü, enerji aktarımı, verim, yenilenebilir enerji, yenilenemez enerji. 11. sınıfta bulunan kavramlar: Vektör, enerji, bağıl hareket, ivme, serbest düşme, limit hız, itme, momentum, momentumun korunumu, tork, denge, kütle merkezi, ağırlık merkezi. 12. sınıfta bulunan kavramlar: Çizgisel hız, açısal hız, merkezcil kuvvet, merkezcil ivme, eylemsizlik momenti, açısal momentum, uzanım, genlik, geri çağırıcı kuvvet, denge noktası. Tarama sonucunda elde edilen içerik, yazılı birer belgedir. Bu yüzden, bilgilerin neden olabileceği kavram yanılgıları incelenirken nitel tekniklerden doküman analizi kullanılmıştır. Söz konusu analiz yapılırken, bilgilere ilişkin kaynak gösterilip gösterilmediğine de dikkat edilmiştir. Ortaöğretim fizik programında yer alan kavramlar, üç araştırmacı arasında eşit olarak paylaşılmıştır. Öncelikle ayrı ayrı incelenen içerik, daha sonra üç araştırmacının da katılımıyla yeniden değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgular, alanyazında bulunan kavram yanılgılarıyla eşleştirilerek ilişkilendirilmiştir. Söz konusu kavram yanılgıları ve içerik, düzeye (9. sınıf, 11. sınıf ve 12. sınıf) ve konulara göre sınıflandırılmıştır. Bu işlemler yapılırken, nitel veri analiz yöntemlerinden betimsel analiz yöntemi kullanılmıştır. Sonuç olarak; erişim yapıldığı tarihte, belirlenen kavramlara ilişkin, ilgili İnternet ansiklopedisinin Türkçe içeriğinde bulunan bilgilerin çok sayıda hatalı bilgiler içerdiği ve birçok kavram yanılgısı ile ilişkilendirilebilecek bilgilerin yer aldığı görülmüştür. Öğrenciler tarafından Vikipedi’de yer alan bilgileri bilimsel olarak algılanması, öğrencilerin alanyazında yer alan çok sayıda kavram yanılgısına sahip olma olasılığını yükseltir. Bu nedenle öğrencilerin İnternet kaynaklarının bilimselliği konusunda bilinçlendirilmesi önem taşımaktadır. İlköğretimde yer alan Milli Eğitim Bakanlığı ve Radyo ve Televizyon Üst Kurulu tarafından ortak programı hazırlanan, Medya Okuryazarlığı dersinin “Bilgiye Erişim” konusundaki içeriğinin erişilen bilginin bilimselliğini sorgulatacak biçimde genişletilmesi ve geliştirilmesi düşünülebilir. İlköğretimde yer alan bu dersin, ortaöğretimde geliştirilerek yeniden verilmesi bir çözüm yolu olarak düşünülmelidir.

    Etkinlik: XI. Ulusal Fen Bilimleri ve Matematik Eğitimi Kongresi, 11-14 Eylül 2014, Adana-TÜRKİYE
    Yayınlanma: Bildiri Özetleri Kitabı, s.772

    PDF

  15. Kızılcık, H. Ş. & Ünlü Yavaş, P. (2015, Eylül). Öğrencilerin Özel Görelilik Konularında Zorlanma Nedenlerinin Araştırılması. Sözlü Bildiri, II. Ulusal Fizik Eğitimi Kongresi, Ankara-TÜRKİYE.
    - Ayrıntıları Gizle

    Özet: Görelilik teorisi fiziğin en temel teorilerinden biridir ve öğrenilmesi-öğretilmesi zor olan konulardan oluşmaktadır. Yapılan araştırmalar öğrencilerin görelilik ile ilgili konuları anlama güçlükleri olduğunu göstermektedir (Ireson, 1996; Scherr et al, 2001; Scherr et al, 2002; Selçuk, 2011). Görelilik ile ilgili öğrenci güçlüklerinin araştırıldığı çalışmalarda, öğrencilerin görelilik ile ilgili sorulara verdikleri cevaplara dayanarak zorluklar belirlenmiştir. Literatürde, öğrencilerin fizikte zorlanmalarının sebeplerinin araştırıldığı birçok çalışma olmasına karşın, görelilik ile ilgili öğrencilerin zorlanma nedenlerinin yine öğrencilere sorulduğu bir çalışmaya rastlanmamıştır. Bu nedenle bu araştırma, görelilik konularında öğrenci güçlüklerinin sebeplerini belirleme açısından diğer araştırmalardan farklıdır. Araştırmanın amacı öğrencilerin görelilik konularında zorlanmalarının sebeplerini belirlemektir. Araştırma iki aşamadan oluşmaktadır. Birinci aşama araştırmanın nitel kısmıdır ve özel görelilik konularının öğretiminden sonra 25 fizik öğretmen adayıyla yapılmıştır. Katılımcılar özel göreliliğin içinde yer alan altı konu ile ilgili zorlanma sebeplerini önceden hazırlanan form üzerine yazdıktan sonra yazdıklarının daha iyi anlaşılması ve daha derinlemesine bilgi edinmek için katılımcılarla görüşmeler yapılmıştır. Görüşmeler içerik analizi ile incelenerek kodlanmış ve kodlar 8 kategoride toplanmıştır. İkinci aşama yani araştırmanın nicel kısmı için ilk aşamada elde edilen öğrenci görüşleri düzenlenerek 30 maddeden oluşan beşli Likert türü bir ölçek oluşturulmuştur. Bu ölçek, özel görelilik konularını içeren ders almış olan 446 fen bilgisi öğretmen adayına ve 245 lise öğrencisine olmak üzere, toplam 691 kişiye uygulanmıştır. Veriler istatistik yazılımları aracılığı ile analiz edilmiştir. Elde edilen verilerin güvenilirlik katsayısı 0,91 olarak bulunmuştur. Birinci aşamanın sonuçlarına göre fizik öğretmen adayları Özel Görelilik konularını başlangıçta ilgi çekici bulmakta fakat Lorentz Dönüşüm denklemleriyle karşılaştıklarında matematiksel güçlükler bu ilgilerinin kaybolmasına sebep olmaktadır. Referans sistemi belirme ile ilgili sorunlar matematiksel güçlüklerin başında gelmektedir. Katılımcılar bu konuların zor olduğu yönünde önyargıya sahip olduklarını, konuları öğrenmek için fazladan çaba, zaman ve emek harcamaları gerektiğini belirtmişlerdir. Öğrenme güçlüklerinin var olduğu diğer bir nokta, klasik fizik-modern fizik paradigma değişiminin ortaya çıkardığı güçlüklerdir. Katılımcılara göre özel görelilik; günlük yaşamda karşılaşılmayan, gerçek deneyler yapmaya uygun olmayan ve algılara ters düşen soyut bir konudur. İkinci aşamada, uygulanan Likert türü ölçeğin maddelerinin istatistiksel analizlerine bakıldığında, frekans bazında; matematiksel güçlüklerle ilgili olan maddelerde, klasik fizikmodern fizik paradigma değişiminin ortaya çıkardığı güçlükler ile ilgili maddelerde, fazladan çaba, zaman ve emek harcama ile ilgili maddelerde ve konuların zor olduğuna ilişkin önyargı ile ilgili maddede yüksek güçlük düzeyinde yığılma olduğu görülmüştür. Buna karşın, tüm maddelerin ortalama puanlarına göre, genellikle orta güçlük düzeyinde bir yığılmanın olduğu görülmektedir. Ancak, çoğunlukla öğretim tekniği ile ilgili olduğu görülen maddelerde güçlük düzeyinin düştüğü de belirlenmiştir. Benzer şekilde, lise ve üniversite öğrencileri arasında anlamlı fark olup olmadığına bakıldığında, öğretim teknikleri ile ilgili olarak üniversite öğrencilerinin daha düşük düzeyde zorlanma yaşadıkları görülmüştür. Buna karşın, üniversite öğrencilerinin lise öğrencilerine göre anlamlı olarak konuları daha soyut olarak nitelendirdiği görülmüştür. Ek olarak; cinsiyete göre bazı maddelerde kadınların erkeklere nazaran anlamlı bir biçimde daha fazla güçlük çektiği belirlenmiştir. Maddeler arasında korelasyonun genelde yüksek olduğu saptanmıştır.

    Etkinlik: II. Ulusal Fizik Eğitimi Kongresi, Katılımcı, 10-12 Eylül 2015, Ankara-TÜRKİYE
    Yayınlanma: Bildiri Özetleri Kitabı, s.61

    PDF

  16. Ünlü Yavaş, P. & Kızılcık, H. Ş. (2015, Eylül). Öğrencilerin Kuantum Fiziğine Giriş Konularında Zorlanma Nedenlerinin Araştırılması. Sözlü Bildiri, II. Ulusal Fizik Eğitimi Kongresi, Ankara-TÜRKİYE.
    - Ayrıntıları Gizle

    Özet: Kuantum teorisi atomlar, çekirdekler ve temel parçacıkların genel davranışlarını ve birbirleriyle olan etkileşimlerini açıklar. Ayrıca kuantum teorisi mikroskopik dünya için olduğu kadar makroskopik dünya için de geçerli olması bakımından doğanın en temel yasalarından oluşmaktadır. Bu yasalar birçok kimsenin ilgisini çekmemesine rağmen bilgisayar, laser, nükleer enerji gibi yaşantımızı doğrudan etkileyen olguları açıklar. Bu sebepten yüz yıldan fazla bir geçmişe sahip kuantum fiziğinin öğretimi oldukça önemlidir. Ancak kuantum fiziğinin anlaşılması zordur ve öğrenciler kavram yanılgılarına sahiptir (Ireson, 1999; Mannila et. al., 2002; Şen, 2002). Kuantum fiziği ile ilgili öğrenci güçlüklerinin araştırıldığı çalışmalarda, öğrencilerin kuantum fiziği ile ilgili sorulara verdikleri cevaplara ve gözlemlere dayanarak zorluklar doğrudan veya dolaylı olarak belirlenmiştir. Literatürde, öğrencilerin fizikte zorlanmalarının sebeplerinin araştırıldığı çalışmalar olmasına karşın, kuantum fiziği ile ilgili öğrencilerin zorlanma nedenlerinin yine öğrencilere sorulduğu bir çalışmaya rastlanmamıştır. Bu nedenle bu araştırma, kuantum fiziği konularında öğrenci güçlüklerinin sebeplerini belirleme açısından diğer araştırmalardan farklıdır. Araştırmanın amacı öğrencilerin kuantum fiziğine giriş niteliğindeki konularda zorlanmalarının sebeplerini öğrencilerin bakış açısından belirlemektir. Araştırma iki aşamadan oluşmaktadır. Birinci aşama araştırmanın nitel kısmıdır ve kuantum fiziğine giriş konularının öğretiminden sonra 25 fizik öğretmen adayıyla yapılmıştır. Katılımcılar kuantum fiziğinin girişinde yer alan 9 konu ile ilgili zorlanma sebeplerini önceden hazırlanan form üzerine yazdıktan sonra yazdıklarının daha iyi anlaşılması ve daha derinlemesine bilgi edinmek için katılımcılarla görüşmeler yapılmıştır. Görüşmeler içerik analizi ile incelenerek kodlanmış ve kodlar 8 kategoride toplanmıştır. İkinci aşama yani araştırmanın nicel kısmı için ilk aşamada elde edilen öğrenci görüşleri düzenlenerek 40 maddeden oluşan beşli Likert türü bir ölçek oluşturulmuştur. Bu ölçek, özel görelilik konularını içeren ders almış olan 411 fen bilgisi öğretmen adayına ve 291 lise öğrencisine olmak üzere, toplam 702 kişiye uygulanmıştır. Veriler istatistik yazılımları aracılığı ile analiz edilmiştir. Elde edilen verilerin güvenilirlik katsayısı 0,92 olarak bulunmuştur. Araştırmanın nitel kısmına göre katılımcıların yaşadığı en büyük sorun, her zamankinden daha fazla zaman ve çaba harcamaları ve daha çok çalışmalarının gerekmesidir. Ancak katılımcılar konuların yeterli çaba ve zaman ayrıldığında kolay anlaşılabilir kavramlardan oluştuğunu da belirtmiştir. Katılımcıların belirttiği bir diğer güçlük matematiksel güçlüktür. Öğretim tekniği ile ilgili bir sorun olmadığı görülmüştür. Görselleştirme, animasyon kullanma, deney yapma ve benzeri yöntemlerin olumlu sonuçlar verdiği ve konuyu anlamayı kolaylaştırdığı katılımcılar tarafından vurgulanmıştır. Kuantum fiziğinin girişi niteliğindeki siyah cisim ışıması, ışığın ikili doğasına giriş niteliğindeki ışığın dalga ve tanecik karakteri ve ölçme sistemindeki değişimi gerektiren belirsizlik ilkesi gibi basamak oluşturan konularda katılımcıların belirgin biçimde zorlandıkları görülmektedir. Burada, klasik anlayıştan sıyrılıp, yeni bir anlayışı benimsemenin neden olduğu zorluklar kendini göstermiş olabilir. İkinci aşamada, uygulanan Likert türü ölçeğin maddelerinin istatistiksel analizlerine bakıldığında, frekans bazında; matematiksel güçlüklerle ilgili olan maddelerde, klasik fizikmodern fizik paradigma değişiminin ortaya çıkardığı güçlükler ile ilgili maddelerde, konun soyut ve kafa karıştırıcı olduğuna ilişkin maddede, günlük yaşamda örneklerinin bulunmaması ile ilgili maddelerde; fazladan çaba, zaman ve emek harcama ile ilgili maddelerde ve konuların zor olduğuna ilişkin önyargı ile ilgili maddede ve not kaygısına ilişkin maddede yüksek güçlük düzeyinde yığılma olduğu görülmüştür. Buna karşın, tüm maddelerin ortalama puanlarına göre, genellikle orta güçlük düzeyinde bir yığılmanın olduğu görülmektedir. Ancak, çoğunlukla öğretim tekniği ile ilgili olduğu görülen maddelerde ve dersi önemseme ve devam durumu ile ilgili maddelerde güçlük düzeyinin düştüğü de belirlenmiştir. Benzer şekilde, lise ve üniversite öğrencileri arasında anlamlı fark olup olmadığına bakıldığında, öğretim teknikleri ve yeni paradigmaya geçiş ile ilgili olarak üniversite öğrencilerinin daha düşük düzeyde zorlanma yaşadıkları görülmüştür. Buna karşın, üniversite öğrencileri, lise öğrencilerine göre anlamlı olarak matematik becerilerinde ve doğadaki örneklerinin sınırlı olması ile ilgili sorunlarda daha çok zorlanmıştır. Ek olarak; cinsiyete göre kuantum mekaniksel ölçme anlayışına geçişte kadınların erkeklere nazaran anlamlı bir biçimde daha fazla güçlük çektiği belirlenmiştir. Buna karşın, erkeklerin derse düzenli devam etme ve konuyu önemseme konusunda anlamlı düzeyde sıkıntılar yaşadığı görülmüştür. Maddeler arasında korelasyonun genelde yüksek olduğu saptanmıştır.

    Etkinlik: II. Ulusal Fizik Eğitimi Kongresi, Katılımcı, 10-12 Eylül 2015, Ankara-TÜRKİYE
    Yayınlanma: Bildiri Özetleri Kitabı, s.92

    PDF

  17. Şahin, E., Aygün, M., Önder Çelikkanlı, N., Kızılcık, H. Ş., Taşkın, T., Damlı, V., Türk, O., Önsal, G. & Güneş, B. (2016, September). Misconceptions about Frictional Force Between Solid Surfaces. Oral Presentation, Turkish Physical Society 32nd International Physics Congress, Bodrum-TÜRKİYE.
    - Ayrıntıları Gizle

    Abstract: A great deal of models has been developed about frictional force throughout the history of tribology. The Amontons’ Model was mainly considered in Turkish national high school's physics curricula in Turkey, until a new physics curriculum was developed in 2008. There are some misconceptions in physics education literature regarding to this model and the others. These misconceptions may be a handicap for teaching and learning frictional force concept. In this study, using the previously determined misconceptions about frictional force in literature, a thematic list was constituted. Determined misconceptions were analyzed in three stages which are elimination of data, coding and developing categories. At the end of the study, 39 misconceptions are gathered at 5 themes. These themes are direction, existence conditions, type and magnitude, effects, and depended variables of frictional force. The resulting thematic list is thought to be guiding the work they will do in the future for teachers and researchers.

    Etkinlik: Turkish Physical Society 32nd International Physics Congress, 6-9 September 2016, Bodrum-TÜRKİYE
    Yayınlanma: Bildiri Özetleri Kitabı, s.223

    PDF

  18. Kızılcık, H. Ş. & Tan, M. (2017, Eylül). Bir Durum Çalışması: Isı, Sıcaklık ve Isıl Enerji Kavramları Arasındaki İlişkinin İncelenmesi. Sözlü Bildiri, III. Ulusal Fizik Eğitimi Kongresi, Ankara-TÜRKİYE.
    - Ayrıntıları Gizle

    Özet: Bu çalışmanın amacı, öğrencilerin öğrenme süreçlerinde kavramakta güçlük çektikleri ısı ve sıcaklığa ilişkin temel kavramlar olan ısı, sıcaklık ve ısıl enerji başta olmak üzere, konuyla ilgili kavramların arasındaki ilişkilerin zamanla değişiminin incelemektir. Isı aktarımı, hal değiştirme ve genleşme olayları, bu süreçte örnek olarak ele alınmıştır. Araştırma, nitel araştırma tekniklerinden durum çalışması modelindedir. Lisans eğitimi sırasında Termodinamik dersi almamış Gazi Eğitim Fakültesi Fizik Öğretmenliği ikinci sınıf öğrencilerinden amaçlı olarak seçilmiş bir gönüllü katılımcı ile derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilerek yapılmıştır. Veri toplama aracı olarak, yarı yapılandırılmış görüşme formu geliştirilmiş ve kullanılmıştır. Beş hafta boyunca her hafta katılımcı ile yapılan görüşmeler yarı yapılandırılmış görüşme formu çerçevesinde gerçekleştirilmiştir. Katılımcıdan elde edilen veriler, nitel tekniklerden içerik analizi yönteminden yararlanarak çözümlenmiştir. Katılımcı ile yapılan görüşmeler doğrudan alıntılar ve uzman görüşleri ile ayrıntılı olarak incelenmiş ve geçerlilik ve güvenilirlik artırılmıştır. Veri analizinde içerik analizi yapılarak gömülü kuramın teknikleri kullanılmıştır. Gömülü kuram yardımıyla katılımcının düşünceleri arasındaki ilişkiler ortaya çıkarılmıştır. Böylelikle katılımcının öğrenme süreci betimlenmiştir. Katılımcının söz konusu kavramlar arasındaki ilişkiyi nasıl kurduğuna ilişkin kavram haritaları oluşturulmuş ve bu haritaların zaman içindeki değişimi izlenmiştir. Araştırma bulguları, ısı kavramının ısıl enerjiyi de kapsayacak biçimde tanımlandığını göstermiştir. Isıl enerji kavramının öğrenilmesine ısı kavramı engel olmaktadır. Isı aktarım yollarından ışıma, diğer aktarım yöntemleri içinde en az bilinendir. Sıcaklık kavramı, katılımcı tarafından en iyi algılanan ama tanımlanamayan ve ifade edilemeyen bir kavramdır. Katılımcı, önce ısıyı maddelerde saklanan bir enerji biçimi olarak tanımlasa da, zamanla bu düşünceden vazgeçmiş, sıcaklık ve ısıl enerjiye ilişkin görüşleri, ısıya ilişkin düşüncelerinde değişime neden olmuştur. Isıl enerji kavramının neredeyse hiç yerleşmemiş olması, bu kavramla ilgili önyargıların olmaması gibi bir yarar sağlamıştır. Isıl enerji kavramının rolünün ısıya yüklenmiş olması, ısıl enerji kavramının oluşmasına engel oluşturmaktadır. Bu kavramın adını bile duymak, sorgulamayı tetiklemiştir. Derinlemesine ve somut örnekler üzerinden düşünmek, katılımcının kavramsal yapısında çelişkilere neden olmuş, bu çelişkiler de kavramları sorgulaması için zemin oluşturmuştur. Katılımcı ile yapılan görüşmeler sırasında, süreç içinde katılımcının kavramsal yapısındaki değişimlerin yanında, kavramları edinme ve zihnine yerleştirme süreci de incelenmiştir. Katılımcıda gözlemlenen özelliklerden biri, bazı bilgileri ezberleyip söylemesine karşın, aslında o bilgileri özümsememiş olduğudur. Bunlar slogan biçiminde ezberlenmiş görünmektedir. Kimi zaman, “sıcaklığın bir enerji olmadığı” gibi kalıplaşmış bu söylemler işe yaramış ancak çoğu zaman da arkası doğru biçimde doldurulmayan, boşlukta asılı kalan söylemler olarak kalmış görünmektedir. Kimi zaman da katılımcının verdiği yanıtlar sezgisel olmaktan öteye gitmemektedir. Öğrencilerin birçoğunun da katılımcı gibi deneyim ve sezgilerden temelini alan bir hazırbulunuşluğa sahip olduğunu araştırmalar göstermektedir. Ancak katılımcı, süreç boyunca sezgisel yanıtlar ve ezberlenmiş sloganlardan uzaklaşmış ve daha sorgulayıcı bir yaklaşım sergilemiştir. Kavramsal değişimin gerçekleşmesi sırasında öğrencilerin kendi öğrenmelerine olan sorumluluklarının arttığı, zihinsel riskleri alabildikleri, yazılı ve sözlü problemlerin çözümünde daha kararlı oldukları ve eleştiri yapabildikleri sonuçlarını paylaşan bazı araştırmalar vardır. Katılımcıda gözlemlenen bir diğer özellik de, kavramsal bilgilerinin birbirinden bağımsız oluşudur. Öğrendiği slogan niteliğindeki bilgiler ve düşünce parçaları zihninde birer adacık gibi yerleşmiş görünmektedir. Bu bilgiler arasında bağ kurmakta, bilgiler arası geçiş yapmakta ve bir durum için bildiğini diğer duruma uyarlamakta güçlük çektiği söylenebilir. Bu parçalı bilgilerle öğrencinin konuyu kavraması olanaksızdır. Bunun nedeni, bilgileri kalıplar halinde doğrudan alıp içselleştiremeden, deneyimleri ve yaşamıyla ilişkilendiremeden zihninde saklıyor olması olabilir. Bu durum bilgilerin yapılandırılmasına engeldir.

    Etkinlik: III. Ulusal Fizik Eğitimi Kongresi, Katılımcı, 14-16 Eylül 2017, Ankara-TÜRKİYE
    Yayınlanma: Bildiri Özetleri Kitabı, s.31

    PDF

  19. Kızılcık, H. Ş., Ünsal, Y. & Yarımkaya, D. (2018, April). Türkiye’de Düzenlenen 2013, 2015 ve 2017 Fizik Eğitimi Kongrelerinin İçerik Analizi. Oral Presentation, 27th International Conference on Educational Sciences, Antalya-TÜRKİYE.
    - Ayrıntıları Gizle

    Özet: Amaç: Bu araştırmanın amacı, Türkiye’de 2013 yılından başlayarak, iki yılda bir olmak üzere, 2015 ve 2017 yıllarında düzenlenen Ulusal Fizik Eğitimi Kongrelerinin (UFEK) içerik analizini yapmaktır. Bu sayede, Türkiye’deki fizik eğitimi araştırmacılarının 2013’ten bu yana, Fizik Eğitimi kapsamındaki araştırma eğilimleri belirlenmiş ve bu eğilimlerdeki değişimler ortaya konulmuş olacaktır. Yöntem: Araştırma, nitel analiz yöntemlerinden doküman analizi tekniği kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmacılar, ilk olarak 2013, 2015 ve 2017 yıllarında düzenlenen üç Ulusal Fizik Eğitimi Kongresinin kongre web sayfalarında yayınlanmış olan bildiri özet kitapçıklarına ulaşmıştır. Dolayısıyla, ham veri kaynağı olarak kongre düzenleme kurullarınca yayınlanan özet kitapçıkları esas alınmıştır. Özet kitapçıklarında toplamda 263 sözlü/yazılı bildiri özeti yer almaktadır. Düzenlenen üç Ulusal Fizik Eğitimi Kongrelerinde sunulan toplam 263 bildirinin özetleri araştırmacılar tarafından ayrı ayrı incelenmiştir. Bu aşamadan sonra, araştırmacıların önceden belirlenen ölçütlere göre yaptıkları kodlamaları karşılaştırılacak ve aynı bildiri üzerinde araştırmacıların yapmış oldukları farklı kodlamalar uzlaşmaya varılana dek tartışılarak kodlama işlemi tamamlanacaktır. İnceleme sırasında, ilk olarak çalışmalarla, yazarlarla ve kurumlarıyla ilgili tanımlayıcı istatistikler çıkarılmıştır. Bunun yanında, araştırma kapsamında; bildirilerin araştırma modelleri, veri toplama araçları, veri analiz yöntemleri, veri toplanan araştırma gruplarının sayıları ve düzeyleri, ele alınan fizik konuları ve çalışma alanları belirlenmektedir. Veriler içerik analizi yöntemi ile analiz edilecektir. Söz konusu veriler sınıflanarak incelenecek ve sunulacaktır. Her üç kongre için ayrı ayrı araştırma eğilimleri belirlenecek ve yorumlanacaktır. Tanımlanan bu çalışmaya ilişkin istatistiksel analiz süreci devam etmektedir. Bulgular: Çalışmanın bugüne dek elde edilen verileri ve yapılan analizlerine göre, 2013 yılında 66, 2015 yılında 104, 2017 yılında ise 93 bildiri sunulmuştur. Bu bildirilerin yazar sayıları 2013 yılında ortalama 2,303 iken, 2015 yılında 2,111 ve 2017 yılında ise 2,214 olmuştur. 2013 yılında Ulusal Fizik Eğitimi Kongrelerine 49 farklı kurumdan 126 yazar katılırken, yazar sayısı 2015 yılında 82 farklı kurumdan 172’ye çıkmış, 2017 yılında ise 66 farklı kurumdan 160’a düşmüştür. Düzenlenen üç kongreye ortalama olarak 65,67 farklı kurumdan 152,66 farklı yazar katılmıştır. Her üç kongrede de yazarların büyük çoğunluğu yükseköğretim kurumlarındandır. Ancak 2013’ten 2017’ye gidilirken, üniversite ve Milli Eğitim Bakanlığı’na (MEB) bağlı kurumlar arasındaki işbirliğine dayanan çalışmaların sayısında artış gözlenmektedir. Üç kongrede sunulan toplam 263 bildirinin yalnızca 30 tanesi yükseköğretim kurumları ile Milli Eğitim Bakanlığına bağlı kurumlarda görev yapan araştırmacıların işbirliği ile gerçekleşmiştir. Üç kongrede toplamda, bildirilerdeki yazarların bağlı oldukları kurumlara bakıldığında, sırasıyla en çok katkıda bulunan beş kurum şöyledir: Gazi Üniversitesi (35,17), Millî Eğitim Bakanlığı’na bağlı okullar (32,92), Ortadoğu Teknik Üniversitesi (17,32), Dokuz Eylül Üniversitesi (16,25) ve Karadeniz Teknik Üniversitesi (12,33). Bu çalışmada ayrıca araştırma modelleri, veri toplama araçları, veri analiz yöntemleri, veri toplanan araştırma gruplarının sayıları ve düzeyleri, ele alınan fizik konuları ve çalışma alanları açısından da yıllara göre eğilimler belirlenecektir. Söz konusu verilerle ilgili, araştırmacıların bağımsız kodlamaları tamamlanmıştır. Ancak farklı kodlamaların uzlaşma yoluyla son biçimini alması işlemi üzerindeki çalışmalar sürmektedir. Kodlar son biçimini aldığında ve istatistiksel analizlerle ilgili tüm süreç tamamlandığında elde edilen bulgular ve varılan sonuçlar sistematik bir şekilde sunulacaktır. Sonuç: Araştırmada şimdiye dek elde edilen sonuçlara göre, 2013’ten 2017’ye kadar üç kez düzenlenen Ulusal Fizik Eğitimi Kongrelerinde, Fizik eğitiminin çeşitli katmanlarında (Öğretmen yetiştirme, kavramsal değişim vs.) farklı içeriklerde bildirilerin sunulduğu, bu çeşitliliğin her üç kongrede de birbirine yakın sayılabilecek dağılımlarda görüldüğü söylenebilir. Ek olarak, zaman ilerledikçe, yani 2013’ten 2017’ye doğru gidildikçe, sunulan bildirilerin yazarlarının kurumlarına bakıldığında, Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı kurumlar ile yükseköğretim kurumları arasındaki işbirliğinin artmış olması olumlu bir gelişmedir. Ancak bu tür kurumlar arası işbirliklerinin artma eğiliminde olmasına rağmen, hala beklenen oranda olmaması da olumsuz bir sonuç olarak değerlendirilebilir. Verilerin analizleri tam olarak gerçekleştiğinde sonuçlar daha ayrıntılı ve kapsamlı biçimde sunulacaktır.

    Etkinlik: 27th International Conference on Educational Sciences, 18-22 April 2018, Antalya-TÜRKİYE
    Yayınlanma: Bildiri Özetleri Kitabı, s.2229-2231

    PDF

  20. Kızılcık, H. Ş., Çağan, S. & Ünlü Yavaş, P. (2018, June). TÜBİTAK Bilim Fuarlarına İlişkin Ziyaretçi Görüşleri. Oral Presentation, IV. International Symposium on Educational and Social Sciences in Turkish Cultural Geography, Baku-AZERBAIJAN.
    - Ayrıntıları Gizle

    Özet: Araştırmanın amacı, Türkiye’de gerçekleştirilen TÜBİTAK Bilim Fuarlarına ziyaretçi olarak katılan kişilerin bilim fuarlarına yönelik görüşlerini ve bilim fuarlarının fizik dersine yönelik öğrenci tutumlarına etkisine ilişkin görüşlerinin incelenmesidir. Ziyaretçi görüşlerini belirlemek için iki faktörlü Likert tipi bir ölçek hazırlanmıştır. Veriler 2017 yılında Ankara’da yapılan TÜBİTAK bilim fuarını ziyaret eden kişilerden, tarama yöntemiyle toplanmıştır. Ölçeğin yapı geçerliliğini incelemek için açımlayıcı faktör analizi yapılmıştır. Ölçeğin “Bilim Fuarlarına İlişkin Görüşler” ve “Bilim Fuarlarının Fizik Dersine Yönelik Öğrenci Tutumlarına Etkisine İlişkin Görüşler” adında iki adet faktörden oluştuğu belirlenmiştir. Her bir faktör beşer adet madde ile ölçülmektedir. Toplamda ölçekte 10 madde bulunmaktadır. Ölçekten elde edilen verilerin güvenilirliğini belirlemek için her bir faktör için Cronbach Alfa güvenilirlik katsayısı hesaplanmıştır. Buna göre, ölçeğin “Bilim Fuarlarına İlişkin Görüşler” faktöründen elde edilen verilerin güvenilirlik katsayısı 0,64, “Bilim Fuarlarının Fizik Dersine Yönelik Öğrenci Tutumlarına Etkisine İlişkin Görüşler” faktöründen elde edilen verilerin ise güvenilirlik katsayısı 0,78 olarak bulunmuştur. Ölçek, bilim fuarlarını ziyaret eden toplam 203 kişiye bilim fuarını ziyaretleri sırasında uygulanmıştır. Örneklemi oluşturan bireylerin 70’i kadın, 103’ü erkektir ve ağırlıklı olarak 15-20 yaş aralığında yer almaktadırlar. Araştırmanın sonuçları, bilim fuarına gelen ziyaretçilerin bilim fuarlarına yönelik yüksek derecede olumlu görüşlere sahip olduklarını göstermektedir. Ayrıca ziyaretçiler bu tür fuarların öğrencilerin fizik dersine yönelik tutumlarına yüksek derecede olumlu katkı yapacağını düşünmektedirler. Bu görüşlerin cinsiyetten ve eğitim düzeyinden bağımsız olduğu yapılan bağımsız örneklem t testi ile belirlenmiştir. Bilim fuarlarının fizik dersine olan tutumun etkisine ilişkin görüşler ile yaş grupları arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğu yapılan korelasyon analizi ile belirlenmiştir.

    Etkinlik: IV. International Symposium on Educational and Social Sciences in Turkish Cultural Geography, 27-30 June 2018, Baku-AZERBAIJAN
    Yayınlanma: Bildiri Özetleri Kitabı, s.3

    PDF

  21. Kızılcık, H. Ş., Ünlü Yavaş, P. & Çağan, S. (2018, June). Dokuzuncu Sınıf Öğrencilerinin Fizik Laboratuvarı Malzemelerini Tanıma Düzeyleri. Oral Presentation, IV. International Symposium on Educational and Social Sciences in Turkish Cultural Geography, Baku-AZERBAIJAN.
    - Ayrıntıları Gizle

    Özet: Bu araştırmanın amacı, liseye başlayan öğrencilerin önceki okul yaşamlarında fizik laboratuvarında bulunan deney malzemelerini ne derece tanıdıklarını belirlemektir. Araştırma tarama yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada, araştırmanın yapıldığı fizik laboratuvarlarında kullanılan ve öğrencilerin tanıması beklenen 29 adet deney malzemesi seçilmiştir. Deney malzemeleri önce öğrencilere gösterilmiş ve incelemeleri istenmiştir. Öğrencilerden kendilerine gösterilen deney malzemesinin adını ve işlevini açık uçlu olarak yazabilecekleri alanları bulunan bir forma yazmaları istenmiştir. Formda, ayrıca söz konusu deney malzemesini daha önce görüp görmedikleri ve bu malzemeyi kullanarak daha önce herhangi bir deney yapıp yapmadıkları sorulmuştur. Araştırma, Türkiye’nin çeşitli illerinden gelerek Ankara’daki bir liseye yeni başlayan 109 adet 9. sınıf öğrencilerine yapıldığı için, ek olarak formda öğrencilerin hangi ilden geldiği ve geldikleri ortaokullarda laboratuvar bulunup bulunmadığı da sorulmuştur. Araştırmanın sonuçlarına göre, öğrenciler çoğu deney malzemelerini tanımamaktadır. Öğrencilerin yarısından fazlasının adını bilmediğini belirttiği deney malzemesi sayısı 18, işlevini bilmediğini belirttiği deney malzemesi sayısı ise 19’dur. Öğrencilerin yarısından fazlası tarafından adı doğru olarak bilinen deney malzemesi sayısı yalnızca 7, işlevi doğru olarak bilinen ise yalnızca 3’tür. Malzemelerden 18’i öğrencilerin yarısından fazlası tarafından daha önce hiç görülmemiş, malzemelerin 26’sı ile de öğrencilerin yarıdan fazlası daha önce hiç deney yapmamışlardır. Öğrencilerin bir malzemenin adını ve işlevini bilmesi ile o malzemeyi daha önce görmüş ve deney yapmış olması arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Ayrıca malzemenin adını ve işlevini bilme ile cinsiyet grupları ve ortaokulda laboratuvar olanağı olması arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur.

    Etkinlik: IV. International Symposium on Educational and Social Sciences in Turkish Cultural Geography, 27-30 June 2018, Baku-AZERBAIJAN
    Yayınlanma: Bildiri Özetleri Kitabı, s.9

    PDF

DİĞER ÇALIŞMALAR

  1. Çalıştaylar
  1. Kızılcık, H. Ş., Önder Çelikkanlı, N., Damlı, V. & Damlı, S. (2016). Fizikte Örnek Deney Etkinlikleri. Çalıştay, XII. Ulusal Fen Bilimleri ve Matematik Eğitimi Kongresi, Trabzon-TÜRKİYE.
    - Ayrıntıları Gizle

    Özet: Çalıştayın amacı: Çalıştayın amacı, fizik eğitimi ana bilim dallarındaki laboratuvar derslerinin çoğunda yer almayan ancak eğitsel açıdan gerekli olduğu düşünülen bazı deneylerin katılımcılar eşliğinde yapılmasıdır. Böylelikle hem MEB'e bağlı okullarda görev yapmakta olan öğretmenlere hem de diğer üniversitelerdeki akademisyenlere farklı bir bakış açısı kazandırmak amaçlanmaktadır. Hedef kitle: MEB'e bağlı okullarda görev yapmakta olan fizik ya da fen bilgisi öğretmenleri ve fizik eğitimi ve ya fen bilgisi öğretmenliği ana bilim dallarında görev yapmakta olan akademisyenler. Çalıştayın içeriği: Çalıştay üç farklı bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde yapılacak deneyler ile ilgili bilgilendirme yapılacaktır. İkinci bölümde 4 farklı deney 4 farklı masada yapılacaktır. Her bir masada deney sorumlusu dışında altı katılımcı yer alacaktır. Bir masadaki altı katılımcı deney bittikten sonra diğer masaya geçerek ve diğer deneyleri de gözlemleyeceklerdir. Böylelikle tüm katılımcıların tüm deneylere katılmaları sağlanacaktır. Üçüncü bölümde katılımcılarla gözlemledikleri deneyler ile ilgili görüş alışverişinde bulunulacaktır. Katılımcı sayısı: 24. Süresi: 60 dakika.

    Etkinlik: XII. Ulusal Fen Bilimleri ve Matematik Eğitimi Kongresi, Katılımcı, 28-30 Eylül 2016, Trabzon-TÜRKİYE

    PDF



 
Özlü Söz:
Ne yazık ki, yükselmiş olmak düşmeyi önlemez. - (Victor Hugo)
Mustafa Kemal ATATÜRK diyor ki:
Bir toplumun mutlaka ortak bir fikri vardır. Eğer bu her zaman ifade edilmiyor ve açığa çıkarılamıyorsa, onun yokluğuna hükmedilmemelidir. Opratikte mutlaka vardır. Varlığımızı, bağımsızlığımızı kurtaran bütüniş ve hareketler, milletin müşterek fikrinin, arzusunun, azminin meydana getirdiği büyük eserinden başka bir şey değildir. (1924)


© Özlük Hakkı/Copyright 2003 Hasan Şahin KIZILCIK
Öneri: 1024x768 ve üstü