Dil Çalışmalarım

Ana Sayfa >>

Kişisel Bilgiler >>
    Özgeçmiş
    Bilimsel Yayınlar
    Atıflar
    Tasarılar (Projeler)
    Bilimsel Sunuştaylar
    Yönetilen Tezler
    Dersler
    Görevler
    Diğer Yayınlar
    Dil Çalışmalarım
    İletişim

Fizik/Fizik Eğitimi >>
    Fizik Deneyleri
    Kavram Yanılgıları
    Bilimciler
    Nobel Fizik Ödülleri
    Öğeler Çizelgesi
    Biliyor Muydunuz?

Duyurular >>

Diğer >>
    Bilgisayar
    Bilgi Yarışması
    Sormacalar
    Yararlı Bilgiler
    Güncel Bilgiler



Dil Yazılarım

SEÇMELİ YABANCI DİL OLARAK KÜRTÇE - 21.02.2016
Dr. Hasan Şahin KIZILCIK

Biz; İran'da, Rusya'da, Almanya'da veya başka ülkelerde Türkçenin yabancı dil seçmeli dersi olarak öğretilmesini savunduğumuzda, birileri çıkıp, "O zaman Kürtçe de Türkiye'de öğretilsin" diyor. Bu kişiler; yasal, dilbilimsel ve durumdan kaynaklanan ayrımları göremiyor veya görmek istemiyor. Açıklayalım...

Öncelikle bir ülkede herhangi bir yabancı dil okullarda seçmeli ders olarak okutulabilir. Bunda yasal bir engel yoktur. Ancak, bunun amacı vardır. Yabancı dil öğretiminin amacı, başka bir ülkenin resmi kurumları ve ticari kuruluşları ile ilişki kurabilmektir. Yabancı dil, sokakta söyleşmek için öğretilmez. Okullarda öğretilmesinin amacı, ülkeler arası tutumsal (ekonomik) ve yönetkesel (siyasi) ilişkiyi sağlamaktır. Bu nedenle okullarda, yalnızca başka ülkelerin resmi dilleri seçmeli ders olarak konur. Bunun dışındaki diller, özel öğrencelerde (kurslarda) öğretilebilir. Ancak devletin eğitiminde yer almaz.

Kürtçe herhangi bir yabancı ülkenin bir resmi dili değildir. Yine Lazca gibi yerel diller için de bu geçerlidir. Bu yüzden okullarda öğretilmesinin bir resmi amacı olamaz. Kürtçeyi okullarda ders olarak vermek; Klingon dili, kuş dili, Elf dili, Esperanto dili, vb. gibi yapay dillerin eğitimini de vermeye benzer. İki kişinin arasında resmi olmayan söyleşmesinden başka bir işe yaramaz. Uluslararası kullanımı yoktur.

Diğer yandan Kürtçe düzenli bir değildir. Yazı dili de değildir. Kürtçenin yazılı ve değişmez dilbilgisi kuralları yoktur. Kendine iye (ait) sözcükleri bile yoktur. Yapay ve kurma bir dildir. Zaman içinde başka dillerin bozularak bir araya getirilmesi ile oluşmuş, karma ve kuralsız / düzensiz bir dildir. Bu dili isteseniz de okullarda bir öğretim programı kapsamında öğretemezsiniz. Kaldı ki, öğretmeye kalksanız o dilin kurallarını kendiniz oluşturmak zorunda kalırsınız ki bu hem bilimsel açıdan hem de yönetkesel açıdan yanlıştır. Çünkü bilimsel açıdan inceleme gerektirdiği için uzun yıllar çalışma yapılmalıdır. Yönetkesel açıdan ise var olmayan bir dile kural kazandırarak onu var etme çalışması olur. Bu da devletin kendi ayağına sıkmasından başka bir nen olmaz.

Gelelim Türkçeye... Türkçe Türkiye'nin resmi dili olduğu için, yabancı ülkelerde okullarda seçmeli yabancı dil olarak öğretilebilir. Bunda yasal hiçbir sorun yoktur. Bizim ülkemizde de Arapça, Japonca, Urduca, Çince, Rusça, Korece, Farsça, Almanca, Portekizce gibi birçok dil seçmeli olarak okutulabilir. Hatta ülkemizde Rum azınlığı olmasına karşın Rumca bir ülkenin resmi dili olduğundan, öğretilebilir. Yine ülkemizde Boşnak azınlık vardır. Ancak Boşnakça bir ülkenin resmi dilidir ve öğretilebilir. Ancak Lazca, Kürtçe, Adigece, vb. gibi diller bağımsız ülkelerin resmi dilleri değildir. Öğretilmesi ancak özel öğrencelerle olanaklıdır. Devletin bu dilleri öğretmesinin olanağı yoktur.

Ayrıca ölü bir dil olan Osmanlıcanın zorunlu olarak verilmesini zorunlu yabancı dil dersleri ile kıyaslayanlar var. Çok ilginç... Bir yabancı dil öğretmekle, dilimizin bozulmuş biçimi olan bir dili zorla öğretmek arasındaki ayrımı yapamamak gerçekten ilginç... Yabancı dil eğitimine hiç kimse karşı çıkmaz, çıkamaz... Bir kişi ne kadar çok yabancı dil biliyorsa, bu o kadar yararlıdır. Ancak bir dilin bozulmuş biçimini öğretmek, o dili daha hızlı bir bozulma sürecine sokar. Dilden uzun zaman önce çıkarılmış olan yabancılıkları yeniden dile sokar. Çünkü yabancı dil öğretilirken bunun yabancı olduğu bilinir. Ancak Osmanlıca bizden sayılacak ve yabancı olarak görülmeyecektir. Dolayısıyla Osmanlıcadaki yabancılıklar da bizden sayılıp dile yeniden girecektir. Bu durum "plaza dili" denen karma dilin (Örnek: "Sampleların datalarını compare edip feedback gönderelim.") okullarda ders olarak okutulması gibidir. Osmanlıca, çağının "plaza dili"dir. Ayrıca ölü bir dili zorunlu olarak okutmanın yararı nedir?

Bu soruları soranların neden devletlerin resmi dili olan Türk lehçelerini (Kırgız, Kazak, Azerbaycan, Özbek, Türkmen, vb.) öğretilmesini istemedikleri de ayrı bir konudur. Bu konu hiç uslarına gelmemekte. Ancak ilk uslarına gelen Kürtçe olmaktadır. Bu kişilerin amaçları başkadır. Ancak istekleri, hem yönetkesel, hem eğitsel hem de yasal olarak anlamsızdır.

Dipçe: Ülkemizde yukarıda açıkladığımız gerçeklere karşın, okullarda Kürtçe seçmeli ders olarak öğretilmektedir. Ancak bu durum, bu kişilere yetmemektedir. Ne kadar verirseniz, daha çoğunu isteyeceklerdir.





Diğer Yazılar

 
Özlü Söz:
Bugün halledemediğiniz bir sorunun nedeni, dün onu doğru yapmak için zaman ayırmamış olmanızdır. - (Harrington)
Mustafa Kemal ATATÜRK diyor ki:
Ulusal savaşımda kişisel hırs değil, ulusal ülkü, ulusal onur gerçek sebep olmuştur. (14.10.1925, İzmir, Kız Öğretmen Okulunda)


© Özlük Hakkı/Copyright 2003 Hasan Şahin KIZILCIK
Öneri: 1024x768 ve üstü