Dil Çalışmalarım

Ana Sayfa >>

Kişisel Bilgiler >>
    Özgeçmiş
    Bilimsel Yayınlar
    Atıflar
    Tasarılar (Projeler)
    Bilimsel Sunuştaylar
    Yönetilen Tezler
    Dersler
    Görevler
    Diğer Yayınlar
    Dil Çalışmalarım
    İletişim

Fizik/Fizik Eğitimi >>
    Fizik Deneyleri
    Kavram Yanılgıları
    Bilimciler
    Nobel Fizik Ödülleri
    Öğeler Çizelgesi
    Biliyor Muydunuz?

Duyurular >>

Diğer >>
    Bilgisayar
    Bilgi Yarışması
    Sormacalar
    Yararlı Bilgiler
    Güncel Bilgiler



Dil Yazılarım

ÖLÜ SÖZLER DİRİLTİLMELİ Mİ? - 14.11.2015
Dr. Hasan Şahin KIZILCIK

Bize, ölü olan sözcükleri diriltmenin yanlış olduğu söyleniyor. Bunların doğal ölümler olduğu söyleniyor. Eski sözcüklerin tarihten bulunup çıkarılması ve çağdaş anlamlarla kullanılması yanlışmış. Gelin bu savlara yanıt verelim...

Dil devrimi yapan ülkelerin sıklıkla başvurduğu bir yöntemdir bu. Atalarının ürettiği ve yok olup gitmiş sözcükleri bulup, dillerine kazandırmak, dillerini güçlendirmek için geçmişlerinden yararlanmak sıkça başvurulan bir yöntemdir. Almanya dil devrimi sırasında bu yola başvurmuştur. Yine Macarcada da benzer bir durum olmuştur. Ülkemizde ise Atatürk, dil devrimi sırasında bunu sıkça yapmıştır. Örneğin, 13. yy'a dek kullanılan "evren" sözcüğü, 20. yy'da diriltilmiş ve Arapça "kainat" ve Yunanca "kozmos" sözcüklerinin yerine kullanılmaya başlanmıştır.

Kaldı ki, bunu yapan yalnızca biz değiliz. Dil devrimi yaparak, dillerindeki yabancı sözcükleri çıkarmak isteyen birçok toplum, eski kaynaklara yönelmiş ve çıkardıkları sözcüklerin yerine eski ve ölü sözcükleri dirilterek koymuşlardır. Bunu çok ileriye götürerek, ölmüş bir dili tümüyle diriltenler de vardır. Örneğin İbranice... Bugün 7 milyon kişinin ana dili olarak konuştuğu İbranice, 3300 yıl önce ortaya çıktığı sanılan bir dildir. Ancak, MÖ 607 yılında Babillilerin Kudüs'ü ele geçirmesinden sonra günlük İbranicenin yerini yavaş yavaş Aramice almış ve Tevrat'ın da Aramiceye çevrilmesiyle tümüyle yok olmuştu. Romalılardan sonra tümüyle ortadan kalkmış olan İbranice, 19. yüzyıl sonunda çağdaş İbranice olarak yeniden ayağa kaldırılmış ve çağın Yahudilerince o güne dek kullandıkları Yidiş, Arapça, Rusça, Almanca gibi dillerin yerine konuşulmaya başlanmıştır. Günümüzde İsrail'in kamusal dilidir. Ayrıca İsrail dışındaki Yahudiler de İbranice bilir ve konuşur.

Önümüzde dil devrimi sırasında bu yöntemi kullanan ülkeler, hatta ölü bir dili tümden diriltmiş bir örnek dururken, bunun yapılamayacağını veya yanlış olduğunu söylemek usdışıdır. Geçmişte yok olup gitmiş sözcükler, diriltilerek (gerekirse anlamlarda küçük değişikliklerle) yabancı sözcüklerin yerine kullanılabilir. Örneğin, Dede Korkut öykülerinde geçen ve eskiden "yük taşımada kullanılan hayvan, yük taşıyıcı" anlamında kullanılan "yüklet" sözcüğünü bugün Fransızca kökenli "kamyon" sözcüğünün yerine neden kullanmayalım? Bunun önündeki tek engel, kendi kendimize koyduğumuz engellerdir.





Diğer Yazılar

 
Özlü Söz:
Hiçbir şeye sahip değilseniz, hiçbir şey kaybedemezsiniz. - (William Shakespeare)
Mustafa Kemal ATATÜRK diyor ki:
? Çalışmak, sosyal bir vazifedir: İnsan çalışır, fakat, işini, ancak toplum sayesinde geliştirebilir,faydalı, kıymetli bir duruma getirebilir. Ancak toplum sayesindedir ki, kendisiyle her işçi arasında devamlı bir alışveriş meydana gelir. Yapılan işin, kimseye faydası yok ise onun için çalışmak verimsiz bir uğraşı olarak kalır. Bu nedenle, topluma faydalı bir iş yapmak lazımdır; bu durum, çalışmayı sosyal bir vazife hükmü haline koyar.


© Özlük Hakkı/Copyright 2003 Hasan Şahin KIZILCIK
Öneri: 1024x768 ve üstü