Dil Çalışmalarım

Ana Sayfa >>

Kişisel Bilgiler >>
    Özgeçmiş
    Bilimsel Yayınlar
    Atıflar
    Tasarılar (Projeler)
    Bilimsel Sunuştaylar
    Yönetilen Tezler
    Dersler
    Görevler
    Diğer Yayınlar
    Dil Çalışmalarım
    İletişim

Fizik/Fizik Eğitimi >>
    Fizik Deneyleri
    Kavram Yanılgıları
    Bilimciler
    Nobel Fizik Ödülleri
    Öğeler Çizelgesi
    Biliyor Muydunuz?

Duyurular >>

Diğer >>
    Bilgisayar
    Bilgi Yarışması
    Sormacalar
    Yararlı Bilgiler
    Güncel Bilgiler



Dil Yazılarım

YAZAR (!) - 13.01.2013
Dr. Hasan Şahin KIZILCIK

Ne yazık ki dilimizde artık yazar değil, yazan yetişmekte. "Türk yazını nereye gidiyor?" diye sormamak işten bile değil. Demeli herkes bir nenler yazıyor ama yazar olma niteliğinde değiller. Sanki Türkçeyi yok etmek için uğraş veriyorlar. Herkes yazsın, sorun değil. Ancak dile saygı göstererek yazmalıdır. Kişilerin düşüncelerini ve duygularını yazmakta özgürdür. Yapmalıdır da... Ancak Türkçeye acımasızca ezinç uygulayanlar da var. Yeni dönemin tutulan yazarlarından(!) Hakan Günday'ın "Kinyas ve Kayra" adlı yapıtndan bir parçayı inceleyelim:

"Yaşayarak intihar etmeyi seçenlere yardım edilemez. Bir stil meselesi. Ya ağzına soktuğun bir 38’lik ya da ölene kadar kendini oksijenle zehirlemek. Seçersin ölümünü. Çocuk oyuncağı kalır kendini asmalar, over dose’lar, altmış sekiz yıllık intiharın yanında."

Burada ilk göze çarpan "stil" ve "over dose" sözcükleri değil mi? Bunların dışında, "intihar, mesele, oksijen, zehir" gibi birçok yad sözcük de bulunmakta. Sözde Türkçe yazıyor... Bunun yanı sıra özne ve eylem kullanımı, tümce yapıları Türkçe açısından pek uygun değil. Örneğin ikinci tümcede ("Bir stil meselesi.") özne belirsiz. "Stil meselesi" olan nedir? İntihar etmek mi, intiharı seçmek mi, seçim yapmak mı, yardım edilememek mi? Üçüncü ve dördüncü tümcelere bakıyorsunuz, ikisi tek bir tümce olmalı. Ancak iki ayrı tümce olarak yarım yamalak yazılmış.

Şiirsel yazabilme kaygısıyla devrilen ve yarım bırakılmış tümcelerle "yazar" olunabileceğini düşünen bir kuşak yetişti. Ne yazık ki gençlerimiz bu tür niteliksiz Türkçe kullanan, anlam ve sözcük bilgisi yetersiz kişilere değer vermekte ve onları yüceltmekte. Bana göre; Nurullah Ataç'ın, Ahmet Hamdi'nin, Ömer Seyfettin'in, Yakup Kadri'nin ve daha nicelerinin kemikleri sızlıyordur.





Diğer Yazılar

 
Özlü Söz:
Eğer erkekler bizim neye güldüğümüzü bilselerdi, bizimle hiç yatmazlardı. - (Erica Jong)
Mustafa Kemal ATATÜRK diyor ki:
Bu sonucu, Türk Gençliği'ne emanet ediyorum. (1927)


© Özlük Hakkı/Copyright 2003 Hasan Şahin KIZILCIK
Öneri: 1024x768 ve üstü