Dil Çalışmalarım

Ana Sayfa >>

Kişisel Bilgiler >>
    Özgeçmiş
    Bilimsel Yayınlar
    Atıflar
    Tasarılar (Projeler)
    Bilimsel Sunuştaylar
    Yönetilen Tezler
    Dersler
    Görevler
    Diğer Yayınlar
    Dil Çalışmalarım
    İletişim

Fizik/Fizik Eğitimi >>
    Fizik Deneyleri
    Kavram Yanılgıları
    Bilimciler
    Nobel Fizik Ödülleri
    Öğeler Çizelgesi
    Biliyor Muydunuz?

Duyurular >>

Diğer >>
    Bilgisayar
    Bilgi Yarışması
    Sormacalar
    Yararlı Bilgiler
    Güncel Bilgiler



Dil Yazılarım

ARAPÇA VE FARSÇA SÖZCÜKLERİN YERİNE BATI DİLLERİNDEN SÖZCÜKLER Mİ GETİRİLDİ? - 07.09.2014
Dr. Hasan Şahin KIZILCIK

"Dil devriminde Arapça ve Farsça sözcükler çıkarıldı, yerlerine batı dillerinden sözcükler getirildi." yalanı, Türkçeleştirme karşıtlarının en sık başvurduğu yalanlardandır. Gelin bu yalanı çürütelim...

Öncelikle dilimize batı kökenli sözcükler ilk ne zaman girmeye başladı, ona bakalım... Dilimize çok eskiden beri ara ara batı kökenli sözcükler girmişse de bunun yoğunlaştığı dönem Osmanlı'nın Tanzimat Dönemi'dir. Osmanlı 80 yılı aşkın bir süre boyunca (1839-1923) sürekli batıdan sözcük aldı. En çok da Osmanlı'nın ilgisini Fransızca çekti. Bu nedenle bugün bile dilimizde en çok yabancı sözcük bulunduran dillerden biri Fransızcadır. Öyle ki, batıda birçok dilde ortak olan sözcükleri bile Fransız okuyuşuyla aldık. Örneğin; İngilizcede de Fransızcada da bulunan "national" sözcüğünü bugün bile İngilizce okuyuşu olan "neşınıl" diye değil, Fransızca okuyuşuyla "nasyonel" olarak kullanmaktayız. Dil devriminin gerçekleştiği 30'lu yıllarda zaten dilimizde binlerce Fransızca başta olmak üzere batı kökenli sözcük bulunmaktaydı. Belki bir başka önemli konu da, dilimizde o güne kadar yoğun biçimde girmiş olan Farsçanın da batı dillerinden olmasıdır. Farsça, Hint-Avrupa dil ailesindendir. Birçok sözcüğü batı dilleri ile ortaktır. Farsça sözcükler, yaklaşık bin yıldır dilimize girmektedir. Görüldüğü gibi, dil devriminden önce zaten batı dillerinin de işgali söz konusu idi.

Dil devriminden önce dilimize bin yıldır sürekli saldıran Arapça ve Farsça sözcüklerin sayısı Türkçe sözcükleri çoktan geçmişti. Özellikle Arapça sözcüklerin sayısı çok fazla idi. Neredeyse sözlüklerin yarısı yalnızca Arapça sözcüklerden oluşmaktaydı. Geri kalan yarısında ise Farsça, Fransızca ve diğer batı dilleri ile birlikte azınlıkta kalmış Türkçe sözcükler vardı. Sözlüklerin yalnızca %30'u Türkçe sözcüklerden oluşmaktaydı.

Dil devrimi köken ayırmaksızın tüm yabancılıkları özleştirmeye çalışmıştır. Elbette burada en çok yabancı sözcüğün girdiği Arapça bundan en çok etkilenen dil olmuştur. Bu doğal bir sonuçtur. Ancak Arapça sözcüklerin çıkarılıp, yerine batı dillerinden sözcük getirildiği savı tümüyle yanlıştır. Çünkü aynı dönemde batı dillerinden gelen sözcüklere de Türkçe karşılık türetilmekteydi. Örneğin; Arapça kökenli olan lügat için sözlük, emniyet için güvenlik, ehemmiyet için önem, mecmua için dergi gibi Türkçe karşılıklar önerilmesinin yanısıra; batı kökenli reaksiyon için tepki, koordinasyon için eşgüdüm, objektif için nesnel, sübjektif için öznel gibi karşılıklar da bulunmuştur. Karşılık olarak ortaya konan sözcükler Türkçedir. Türkçe olmayan karşılık varsa da bunların sayısı çok azdır.

Bugün bile sözlüklerimizde en çok yabancı sözcük Arapça kökenlidir. TDK'nin 2005'te yayınladığı Güncel Türkçe Sözlük'te 6.463 adet Arapça, 4.974 adet Fransızca, 1.374 adet Farsça 1.815 adet de diğer yabancı dillerden sözcük bulunmaktadır. Buna karşılık 89.689 Türkçe sözcük bulunmaktadır. Bugün bile dilimizdeki tüm batı kökenli sözcükleri toplasak, dilimizdeki Arapça sözcükler kadar çok sayıya erişememekteyiz. Eğer ileri sürüldüğü gibi, Arapça sözcüklerin yerine batı dillerinden sözcükler konmuş olsaydı, sözlüğümüzde bugün çok daha fazla batı kökenli sözcük ve çok daha az Arapça kökenli sözcük olması gerekmez miydi? Ayrıca Türkçe sözcüklerin sayısının da bu kadar çok olmaması gerekmez miydi? Şu bilinmelidir ki, bugün dilimizde çok sayıda batı kökenli sözcük vardır. Ancak bu sözcükler dil devrimi sırasında geçmemiştir. Ne yazık ki, Atatürk'ün ölümünden sonra bir süre daha süren dil devrimi, 1980 darbesinden sonra tümüyle bitmiştir. Dilimizdeki batı kökenli sözcüklerin kimisi dil devriminden çok önce, Osmanlı döneminde geçmişken; kimisi de dil devriminden sonra, dil devrimi bırakıldığı için girmiştir. Dil devrimini sürekli kılmak, dilimize giren batı kökenli sözcükleri de engelleyecek, dilimizi özleştirecektir.





Diğer Yazılar

 
Özlü Söz:
Kaybetmekten korkma; birşeyi kazanman için bazı şeyleri kaybetmelisin. Ve unutma; kaybettiğinde değil, vazgeçtiğinde yenilirsin. - (Ernesto Che Guevara)
Mustafa Kemal ATATÜRK diyor ki:
Bu memleket tarihte Türk'tü, bugün de Türk'tür ve ebediyen Türk olarak yaşayacaktır.


© Özlük Hakkı/Copyright 2003 Hasan Şahin KIZILCIK
Öneri: 1024x768 ve üstü